Connect with us

EĞİTİM

Beceremiyorsunuz, istifa edin: Eğitim kaosa çevrildi

Published

on

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Sekreteri Asım Akansoy, yeni eğitim yılının sorunlar ve eksikliklerle başlayacağını söyleyerek UBP-DP-YDP Hükümeti’ne eleştirilerde bulundu.

Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun yeni eğitim yılı öncesindeki açıklamalarına değinen Akansoy, “Hazırlıksız, plânsız ve programsız uygulamalarla eğitim kaosa çevrilmiştir” ifadelerini kullandı.

Açıklamasında Eğitim Bakanı Çavuşoğlu’na seslenen Asım Akansoy, “Eğitimde geri dönülmesi çok zor olan yaralar açtınız Sayın Çavuşoğlu. Bu toplumun çocuklarına, gençlerine verdiğiniz zarar yeter artık” diyerek istifa çağrısında da bulundu.

Asım Akansoy’un açıklaması şöyle:

“Milli Eğitim Bakanı Sayın Nazım Çavuşoğlu’nun salı günkü (10 Eylül 2024) basın açıklaması eğitimde ülkeyi yönettiğini iddia edenlerin yaşattığı plansızlığı ve özellikle geçtiğimiz eğitim öğretim yılında yaşattıkları kaosu, bu yıl da katlanarak yaşatacaklarını göstermektedir.

Sayın Çavuşoğlu; basın toplantısında ülke ekonomisini getirdikleri durumu, kontrolsüz nüfus akışının yarattığı sorunları ve kurultay istihdamları başta olmak üzere birçok konuyu atlamış ve gözden kaçırmaya çalışmıştır.

Sayın Çavuşoğlu, Deprem Komitesi raporları doğrultusunda 28 okulda güçlendirme çalışması yapılması amacıyla boşaltılan 294 sınıfın yerine 218 konteyner (“prefabrik”) sınıf yapıldığını belirtiyor.  Ne var ki bu açıklamada, daha 2 yıl önce hizmete giren okulların bile bugün konteyner sınıflarla doldurulduğundan, hatta sırf konteyner yapılardan oluşan okullar yaratıldığından hiç bahsetmiyor.

Dahası, bu konteyner yapıların maliyetinin 48 milyon 751 bin TL olduğu ifade ediliyor. Ancak bu kaynağın nasıl kullanıldığı konusunda bir açıklama yapılmıyor. Şeffaflıktan ve hesap verebilirlikten tamamen uzak bu anlayışın sorunları çözeceğini beklemek ölü gözünden yaş beklemektir.

Eğitimin her alan ve kademesi rastgelelikten uzak, ciddi plânlama ve programlamayı gerektiren bir iştir. Eğitimin belirlenmiş hedeflere ulaşma gerekliliği vardır. Oysa ısrarla sürdürülen plansız, programsız ve iş bilmez uygulamalarla eğitim bitirilmiştir. Pedagojiden yoksun anlayışlarla kamu okulları ruhsuz yapılar haline getirilerek, okul olmaktan çıkarılmıştır.

Sayın Çavuşoğlu geçtiğimiz eğitim öğretim yılında alelacele ve ısrarla hayata geçirilmeye çalışılan ama öğretmen, öğrenci ve veli için bir tür işkenceye dönen sözde tam gün uygulamasına bu eğitim öğretim yılında da devam edileceğini belirtiyor. 

Hazırlıksız, plânsız ve programsız uygulamalarla eğitim kaosa çevrilmiştir. Eğitimi bu kaostan kurtarmak için yapılan bilimsel ve pedagojik temelleri olan tüm önerilere kulak tıkanmıştır. Öğretmen sendikalarıyla sağlıklı bir şekilde istişare etmeyen, okul yöneticisinin, öğretmenin ve öğrencinin ihtiyaçlarını dikkate almayan anlayışlarla yapılan her uygulama sonucunda geçtiğimiz eğitim öğretim yılında eğitimde derin kayıplar yaratılmıştır. Belli ki buna devam edilecektir. 

427 bin adet kitap basılmış ama çocuklarımıza ve gençlerimize çağın ihtiyaç duyduğu becerilerin kazandırılması başarılamamıştır. Toplumun tüm kesimleri tarafından tepkiyle karşılanan ders kitaplarının yarattığı eğitimsel sorunlara çare olunamamıştır.

270 yeni öğretmenin istihdam edileceğinden bahsedilmiş ama her geçen gün kontrolsüz bir şekilde artan nüfusla birlikte, artan öğrenci nüfusunun ihtiyaç duyduğu  gerçek öğretmen sayısının 270 olarak verilen bu sayının çok üzerinde olduğundan hiç bahsedilmemiştir.

“Öğretmen Tasarrufu” politikasıyla ders yükü altında ezilen, pedagojiden yoksun, çağ dışı ortamlarda görev yapmaya yollanan öğretmenin meslek statüsü yerle bir edilmiş, itibarsızlaştırılmasına sebep olunmuştur. 

Okulların alt yapı ihtiyaçlarına, ciddi ekonomik sorunlar yaşayan okul idarelerine “bidon boya” yollamak dışında hiçbir şey yapılmamıştır.

Kamusal eğitimde kalitenin artırılması CTP’nin vazgeçilmez ilkelerinden biridir. CTP, gerçek ihtiyaçlara dönük akılcı plânlamalarla genel bütçe içerisinde kamusal eğitime ayrılan payın artırılmasını, akılcı ve gerçek ihtiyaçlara dönük faaliyet plânları, öğrenci sayıları ve okulların özel ihtiyaçlarına göre belirlenecek ekonomik kaynağın okul idarelerinin kontrolünde kullanılmasını sağlayacak bir düzenlemeye gidilmesindeki tüm adımları atmaya hazırdır.

Sayın Çavuşoğlu, mensubu olduğunuz koalisyon hükümetinin öngörüsüz ve plânsız, programsız politikalarınızla kamusal eğitimi bitirme noktasına sürüklediniz. Eğitimde geri dönülmesi çok zor olan yaralar açtınız Sayın Çavuşoğlu. Bu toplumun çocuklarına, gençlerine verdiğiniz zarar yeter artık.

İnsanca yaşamayı imkansız kılan, çocuklarımızı, gençlerimizi, geleceğimizi yok sayan bu zihniyetin kamusal eğitimde kaliteyi artırması mümkün değildir.

Beceremiyorsunuz, istifa edin…”

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

EĞİTİM

Uyuşturucu ile mücadelede toplum duyarlı olmalı

Published

on

Başbakanlık Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu’nun 2025-2026 dönemi Uyuşturucu ile Mücadele Faaliyet Raporu ile ESPAD (Avrupa Okul Anketi Projesi) 2026 Araştırması bulguları bugün düzenlenen panelde açıklandı.

Les Ambassadeurs Hotel’de gerçekleştirilen etkinliğe, Başbakanlık Müsteşarı Berkan Ongan, Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu yetkilileri ile ESPAD 2026 araştırmasına katkı koyan polis ve bakanlık yetkilileri katıldı.

HATİPOĞLU: “ARAŞTIRMA VERİLERİ YOL HARİTASI OLUŞTURACAK”

Panelin açılışında konuşan Başbakanlık Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu Başkanı Teyfide Tecel Hatipoğlu, kısa adı ESPAD olan Avrupa Okul Anketi Projesi kapsamında 2025-2026 döneminde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi.  

Hatipoğlu, araştırmadan elde edilen verilerin uyuşturucu ve her türlü bağımlılıkla mücadelede yol haritası oluşturacağını kaydetti.

KIROK: “UYUŞTURUCUYLA MÜCADELEDE TOPLUMUN DA DUYARLILIK GÖSTERMESİ GEREKİYOR”

Polis Genel Müdürlüğü (PGM) Narkotik ve Kaçakçılığı Önleme Müdürlüğü Müdür Muavini Turgay Kırok da uyuşturucuyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalara değindi.

Mücadelenin yalnızca polisiye tedbirlerle sağlanamayacağına dikkat çeken Kırok, toplumun da bu konuda duyarlılık göstermesinin önemini vurguladı.

Kırok, PGM’nin sınır kapılarından başlayarak her noktada sıkı denetimler yaptığını ifade ederek, polis teşkilatının uyuşturucuyla mücadele yanı sıra toplum güvenliğinin sağlanması için büyük bir özveriyle çalıştığını vurguladı.

BEKİROĞULLARI: “ÖĞRENCİLER ARASINDA MADDE KULLANIM EĞİLİMLERİ BELİRLENMEYE ÇALIŞILDI”

Başbakanlık Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu Eğitim ve Klinik Danışmanı ve ESPAD Proje Koordinatörü Zafer Bekiroğulları ise 2025- 2026 eğitim yılı içerisinde gerçekleştirilen projeyle KKTC’de öğrenciler arasındaki madde kullanımı eğilimlerinin belirlenmeye çalışıldığını kaydetti.

Bekiroğulları, projeye katkı koyanlara, öğrencilere ve ailelerine teşekkür etti.

Açılış konuşmalarının ardından, ESPAD 2026 araştırma bulguları katılımcılarla paylaşıldı.

Panelde ayrıca ESPAD 2026 çalışmalarına katkı koyan, ABD’den gelen madde bağımlılığı uzmanları Prof. Dr. Marilyn Huestis ile Dr. Michael Smith, yeni madde kullanımı eğilimleri ile Kuzey Amerika ve Avrupa’da yayılan yeni uyuşturucular üzerine sunum yaptı.

Continue Reading

EĞİTİM

Kuzey Kıbrıs Turkcell, yavru deniz kaplumbağalarını Akdeniz’le buluşturdu

Published

on

Kuzey Kıbrıs Turkcell, Kuzey Kıbrıs Kaplumbağaları Koruma Derneği’nin (SPOT) desteğiyle, sürdürülebilir çevre bilincine katkı sağlamak amacıyla geleneksel olarak düzenlediği Kaplumbağaları Suya Bırakma Etkinliği’ni bu yıl da Alagadi 2 Plajı’nda gerçekleştirdi.

“Maviye Uzanan Her Adım, Kıbrıs’a Değer” sloganıyla gerçekleştirilen etkinlikte, yavru deniz kaplumbağaları katılımcılarla birlikte Akdeniz’e uğurlandı.

Etkinliğe; Çevre Koruma Dairesi Müdürü Yılmaz Altunterim, Kuzey Kıbrıs Kaplumbağaları Koruma Derneği (SPOT) Başkanı Kutlay Keço, SPOT Yönetim Kurulu Üyesi Damla Beton, Kuzey Kıbrıs Turkcell Genel Müdürü Murat Küçüközdemir, SPOT gönüllüleri, SOS Çocukköyü Derneği çocukları ve aileleri ile Kuzey Kıbrıs Turkcell yönetici ve çalışanları katıldı.

Çocuklar deniz kaplumbağalarının yaşam döngüsünü yakından deneyimledi

Etkinlikte, SOS Çocukköyü Derneği çocukları ve aileleri karşılandı. Çocuk aktiviteleri, ikramlar ve müzik eşliğinde başlayan programda çocuklar, SPOT yetkilileri ve gönüllülerinin eşliğinde deniz kaplumbağalarının yaşam döngüsünü yakından tanıma fırsatı buldu.

Çocuklar, yavru kaplumbağaların denize bırakılmasından önce yuva açılımını deneyimledi. Kuluçka dönemi tamamlanan Caretta caretta ve Yeşil Deniz Kaplumbağası yuvaları, SPOT ekibinin kontrolünde açılarak incelendi. Yuva açılımı sırasında yumurtaların ve yavruların durumu kontrol edilirken, bilimsel çalışmalar kapsamında gerekli veriler kayıt altına alındı ve kumda kalan yavruların güvenli şekilde denize ulaşması sağlandı.

Etkinlikte sırasıyla SPOT Yönetim Kurulu Üyesi Damla Beton, Kuzey Kıbrıs Turkcell Genel Müdürü Murat Küçüközdemir ve Çevre Koruma Dairesi Müdürü Yılmaz Altunterim konuşma gerçekleştirdi.

Beton: Deniz kaplumbağalarının korunmasında toplumsal farkındalık önemli

SPOT Yönetim Kurulu Üyesi Damla Beton, deniz kaplumbağalarının ve yaşam alanlarının korunmasına yönelik yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Uzun yıllardır sürdürülen koruma çalışmalarında toplumsal farkındalığın ve gönüllülüğün önemine dikkat çeken Beton, deniz kaplumbağalarının gelecek nesillere aktarılması gereken önemli bir doğal miras olduğunu vurguladı.

Küçüközdemir: “Kıbrıs’a kalıcı değer bırakmak için çalışıyoruz”

Kuzey Kıbrıs Turkcell Genel Müdürü Murat Küçüközdemir, deniz kaplumbağalarının korunmasının adanın doğal mirasının geleceğe taşınması açısından büyük önem taşıdığını belirtti.

Kuzey Kıbrıs Turkcell’in 27 yıldır teknoloji ve iletişim alanındaki yatırımlarının yanı sıra toplumsal fayda sağlayan projelere de destek verdiğini ifade eden Küçüközdemir, “20 yılı aşkın süredir SPOT ile birlikte deniz kaplumbağalarının korunmasına katkı sağlıyoruz. Eğitimden sağlığa, çocuklardan çevreye kadar attığımız her adımla Kıbrıs’a Değer katmaya çalışıyoruz” dedi.

Küçüközdemir ayrıca, 15 Kasım’da Kuzey Kıbrıs’ı 5G teknolojisiyle buluşturacaklarını belirterek, teknolojiye yapılan yatırımlarla doğal ve toplumsal değerlerin korunmasını aynı sorumluluğun parçaları olarak gördüklerini vurguladı.

Etkinliğe çocukların katılımının önemine de değinen Küçüközdemir, doğayı koruma bilincinin küçük yaşlarda kazanılan deneyimlerle güçlendiğini ifade ederek, denize bırakılan yavru kaplumbağaların yıllar sonra yeniden aynı sahillere dönmesi temennisinde bulundu.

Altunterim: Doğal yaşamın korunmasında iş birliği önemli

Çevre Koruma Dairesi Müdürü Yılmaz Altunterim, çevrenin ve doğal yaşamın korunmasının önemine dikkat çekti. Deniz kaplumbağalarının korunmasına yönelik yürütülen çalışmaların sürdürülebilirliği açısından kamu, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve gönüllüler arasındaki iş birliğinin önemini vurguladı.

Minik adımlar Akdeniz’e ulaştı

Protokol konuşmalarının ardından katılımcılarla toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi. Ardından SPOT yetkilileri ve gönüllülerinin yönlendirmesiyle sahile geçildi. SOS Çocukköyü Derneği çocukları ve aileleri, SPOT gönüllüleri ile Kuzey Kıbrıs Turkcell yönetici ve çalışanları yavru kaplumbağaların maviye uzanan ilk adımlarına birlikte tanıklık etti.

Continue Reading

EĞİTİM

Bağımlılıkla Mücadelede: Bilişsel Davranışçı Terapi kitapları yayımlandı

Published

on

KKTC Başbakanlık Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu bünyesinde görev yapan danışmanların ve komisyonda görevli personelin hizmet içi eğitimi için hazırlanan Bilişsel Davranışçı Terapi kitapları yayımlandı. Bağımlılık Müdahale Serisi adını taşıyan çalışma, eğitmenden danışana kadar sürecin her aşaması için ayrı kitap sunuyor. Altı modülden oluşan program fark yaratıyor.

Bağımlılık alanında çalışan uzmanların aynı yöntemi aynı standartta uygulayabilmesi için hazırlanan kitaplar, Emanate Publishing House Ltd tarafından basıldı. Serinin tamamı Türkçe. Kitapların katalog kaydı Türkiye Milli Kütüphanesi’nde bulunuyor ve her biri yayın öncesinde hakem değerlendirmesinden geçti.

Eğitmen elindeki kitapta hangi dakikada neyi anlatacağını görüyor, katılımcı kendi el kitabından aynı içeriği takip ediyor, danışan ise kendi defterine çalışıyor.

Serinin kitapları ve ISBN numaraları

Bu aşamada yayımlanan üç kitabın künye bilgileri şöyle:

  • Kitap 1. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT/CBT) Eğitmen Kitabı: Eğitim İçeriği ve Uygulama Kitapçığı. ISBN: 978-625-93337-3-1. 72 sayfa.
  • Kitap 2. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT/CBT) Katılımcı El Kitabı: Bağımlılıkla Çalışanlar İçin Uygulama Rehberi. ISBN: 978-625-93337-4-8. 48 sayfa.
  • Kitap 5. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT/CBT) Danışan Uygulama Defteri: Değişim Yolculuğumun Kişisel Defteri. ISBN: 978-625-93337-7-9. 34 sayfa.

Kitaplar yalnızca basılı olarak yayımlandı, elektronik sürümleri bulunmuyor.

Altı yeni modül

Yeni eğitim programı altı modül hâlinde kurgulandı.

Modüller sırasıyla şu başlıkları taşıyor: Bilişsel Model ve Bağımlılık Davranışının Anlaşılması, Tetikleyiciler ve Davranış Analizi, Bilişsel Yeniden Yapılandırma, Davranışsal Baş Etme Stratejileri, Nüksü Önleme, Psikoeğitim ve Müdahale Modelleri.

Eğitmen Kitabı’nın belki de en dikkat çeken yanı ayrıntı düzeyi. Kitap her modül için dakika dakika ders planı, sınıfta kullanılacak anlatım rehberi, tahta şemaları, metafor kutuları, oyunlar ve çalışma sayfaları içeriyor. Eğitmenin oturuma hazırlıksız girmesi neredeyse imkânsız hâle getirilmiş.

Danışan da sürecin içinde

Serinin beşinci kitabı doğrudan danışana veriliyor. Değişim Yolculuğumun Kişisel Defteri alt başlığını taşıyan bu defterin ilk sayfasında danışanın kendi adını ve danışmanının adını yazacağı bir bölüm bulunuyor. Böylece tedavi süreci, uzmanla danışan arasında paylaşılan somut bir çalışmaya dönüşüyor.

Komisyon Başkanı Hatipoğlu: Aynı dili konuşmamız gerekiyordu

Konuya ilişkin açıklama yapan KKTC Başbakanlık Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu Başkanı Teyfide Tecel Hatipoğlu, kitapların uzun süredir hissedilen bir ihtiyacı karşıladığını söyledi.

“Bağımlılıkla mücadelede en belirleyici unsur, karşısındaki insana dokunan uzmanın niteliğidir. Ekibimizin aynı dili konuşması, aynı yöntemi aynı özenle uygulaması gerekiyordu. Bu kitaplar tam olarak bunu sağlıyor. Artık bir danışman ne yapıyorsa, meslektaşı da aynı çerçeveyi kullanıyor.”

Hatipoğlu, çalışmanın yalnızca personele değil, hizmet alan bireylere de doğrudan yansıyacağını belirtti.

“Kapımızı çalan her bireyin bilimsel temeli olan, denenmiş ve güvenilir bir destek alma hakkı var. Bu seri, o hakkın güvencesidir. Emeği geçen Dr Zafer Bekirogullari ve tüm ekip arkadaşlarına teşekkür ediyorum.”

Uluslararası literatüre dayanıyor

Kitapların içeriği, bağımlılık alanında dünya genelinde başvuru kaynağı kabul edilen çalışmalar temel alınarak Dr Zafer Bekirogullari ve ekibi tarafından oluşturuldu. Bilişsel Davranışçı Terapi, madde kullanım bozukluklarının tedavisinde en geniş bilimsel kanıt tabanına sahip psikososyal yaklaşımlar arasında yer alıyor. Yöntem, kişinin düşünce, duygu ve davranışları arasındaki döngüyü ele alarak madde kullanımını tetikleyen durumların tanınmasını, işlevsiz düşünce kalıplarının değiştirilmesini ve sağlıklı baş etme becerilerinin geliştirilmesini hedefliyor.

Komisyon, tüm eğitim ve hizmet süreçlerinin gizlilik, bilgilendirilmiş onam, gönüllü katılım ve kişisel verilerin korunması ilkeleri çerçevesinde yürütüldüğünü vurguluyor. Danışanlara ilişkin hiçbir bilgi kimlik bilgisiyle eşleştirilmiyor.

Eğitimlere bugüne kadar 10 personel katıldı. Programın önümüzdeki dönemde de sürdürülmesi planlanıyor.

Bilişsel Davranışçı Terapi nedir? Kişinin düşünce, duygu ve davranışları arasındaki ilişkiyi ele alan, hedefe yönelik ve süresi belirli bir psikoterapi yaklaşımıdır. Bağımlılık alanında riskli durumların önceden tanınması, istek anlarının yönetilmesi ve nüksün önlenmesi için kullanılır.

ALO 1191. Komisyonun ücretsiz danışma ve destek hattı haftanın yedi günü hizmet veriyor. Hat üzerinden bilgilendirme, yönlendirme ve psikososyal destek sağlanıyor.

Continue Reading

ÖNE ÇIKAN

Kıbrıs'ta doğru yorum, doğru haber