Business
Güney Kıbrıs’tan daha pahalı bir hale geliyoruz
Published
2 yıl agoon
By
dikdurus
Otelciler Birliği Başkanı Çağıner, Kuzey Kıbrıs’ın artık pahalı bir destinasyon haline geldiğini belirterek, bunun bir an önce değişmesi gerektiğini söyledi. Çağıner, bir de öneride bulundu.
Rekabet edemiyoruz… Yüksek ulaşım ve girdi maliyetlerinin, ülkeyi rekabet edebilir bir destinasyon olmaktan çıkardığını ifade eden Başkan Çağıner, “Rekabette olduğumuz Güney Kıbrıs ve Avrupa ülkelerinden daha pahalı bir hale geliyoruz. Turistler de doğal olarak gelmek istemiyorlar. Küçük otellerin ana piyasası olan İngiltere ve Avrupalı turist sayısında ciddi bir düşüş yaşanıyor.” diye konuştu.
Maliyetler düşürülmeli… “Turist sayısını artırmak için girdi maliyetlerinin astronomik artışının önüne geçmemiz gerekiyor ki satılabilir paket fiyatlar oluşturabilelim.” diyen Çağıner, kötü senaryolarla karşılaşmamak için acilen ekonomi yönetimi yapılması gerektiğini ifade etti. Çağıner, “2025 için girdi maliyetleri ucuzlatılmalı, pazarlamaya, ulaşıma teşvik ve destek verilmesi gerekmektedir.” dedi.
Pazarlama ve reklam… Turizm fonunda biriken paraların turizm amaçlı kullanılmasını sağlamak gerektiğinin altını çizen KITOB Başkanı Çağıner, “Ulaşım ucuzlamalı, ulaşım ucuzlatılırken destinasyonun bilinirliğinin artırılması, farklı turizm segmentlerinin doğru bir şekilde hedef destinasyonlarda reklamlarının yapılarak, pazarlaması ile birlikte tanıtılması gerekiyor.” ifadelerine yer verdi.
Taha Can GÜRLEK
Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KITOB) Başkanı Dimağ Çağıner, ülke ekonomisinin eylül-ekim aylarının başlangıcıyla birlikte hızla küçülmeye ve daralmaya gideceğini belirterek, acil önlem alınması gerektiğini vurguladı.
Turistlerin yurt dışından getirdiği dövizlerin, ülke piyasasının temelini oluşturduğunu söyleyen Çağıner, Dolar ve Euro’nun Türk Lirası karşısında değer kazanması ve Türk Lirası’ndaki enflasyon artışları nedeniyle Avrupa’dan gelen turistlere TL maliyetlerini Euro’ya çevirdiklerinde belirlenen fiyatların çok yüksek kaldığını belirtti.
Avrupa’daki enflasyon oranının yüzde 3 ila 5 arasında olduğunu, ancak döviz bazlı maliyetlerin yüzde 30’un üzerinde arttığını ifade eden Çağıner, bu durumun, otellerin maliyetlerini karşılamak için yüksek fiyatlar koymak zorunda bırakıldığını ve bu fiyatların turistlerin paket turlarla gelmesini zorlaştırdığını dile getirdi. Çağıner sözlerine şöyle devam etti:
“Bu fiyatları koymak zorunda kalıyoruz; aksi takdirde otellerimizi işletemeyebiliriz. Bu fiyatları yansıttığımız zaman turistlerin paket fiyatlarla gelmesi mümkün olmuyor. Sadece otellerin maliyetlerinin artması değil, piyasadaki fiyatların da artması, esnafın fiyatlarını artırması ülkeyi pahalı bir konuma getiriyor.”
“Güney Kıbrıs’tan daha pahalı bir hale geliyoruz!”
Başkan Çağıner, sadece otel maliyetlerinin değil, piyasadaki genel fiyat artışlarının da ülkeyi pahalı bir konuma getirdiğini belirtti.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve diğer Avrupa ülkeleriyle rekabet edemediklerini söyleyen Çağıner, turistlerin pahalı destinasyonları tercih etmediğini vurguladı. Yüksek ulaşım ve girdi maliyetlerinin, ülkeyi rekabet edebilir bir destinasyonolmaktan çıkardığını ifade eden Çağıner, “Rekabette olduğumuz ülkeler, özellikle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve başta İspanya olmak üzere diğer Avrupa ülkelerinden daha pahalı bir hale geliyoruz. Turistler de doğal olarak böyle pahalı bir destinasyona gelmek istemiyorlar. Ulaşım masrafları ve girdi maliyetleri çok yüksek, bir de otellerin girdi maliyetleri ile ülkedeki restoranlara kadar her yere bu fiyat artışları yansıdığında rekabet edebilir bir destinasyon olmaktan çıkıyoruz.” sözlerine yer verdi.
“Ülkenin genel olarak ucuzlaması gerekiyor”
Küçük otellerin daha ucuz ve hesaplı fiyatlar vermesi gerektiğini belirten Çağıner, bu otellerin ana piyasası olan İngiltere ve Avrupa’dan gelen turist sayısında ciddi bir düşüş yaşandığını söyledi.
Büyük otellerin TL maliyetlerini yansıtabilme avantajına sahip olduğunu, ancak ekonomik sıkıntılar nedeniyle büyük otellerde bile temmuz-ağustos döneminde doluluk oranlarında yüzde 20 ila 25 arasında bir düşüş gözlemlendiğini belirten Çağıner, küçük otellerin ise ya açılmadığını ya da lojman veya yurda dönmek zorunda kaldığını dile getirerek, şöyle devam etti:
“Turist sayısını artırmak için girdi maliyetlerinin astronomik artışının önüne geçmemiz gerekiyor ki satılabilir paket fiyatlar oluşturabilelim. Bu sadece otelcilik sektörü için değil, ülkenin genel olarak ucuzlaması gerekiyor. İnanılmaz derecede hızlı bir enflasyon artışı ile karşı karşıyayız ve maliyet artışlarından dolayı bu durum küçük otelleri daha fazla etkiliyor. Küçük ölçekli otellerin fiyatlarının daha ucuz ve hesaplı olması gerekiyor. Onlar ucuz fiyat veremedikleri zaman tercih edilmiyorlar. Küçük otellerin ana piyasası İngiltere ve Avrupa, ama bu piyasalarda da ciddi bir düşüş var. Büyük otellerin avantajı ise maliyetlerini TL olarak yansıtabilmeleri, ama diğer otellerin standart Türkiye’nin de içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıdan dolayı insanların satın alma gücü düştüğü için büyük otellerde de geçen seneye göre en yüksek sezon olan temmuz-ağustos döneminde doluluklarda yüzde 20 ila 25 arasında bir düşüş gözlemleniyor. Bu oran küçük otellerde çok daha fazla. Zaten birçok küçük otel ya açılmamıştır ya da lojmana veya yurda dönmek zorunda kalmıştır. Dolayısıyla sadece 2025 yılı için değil, uzun vadede de turizm piyasasında büyük bir sıkıntı ile karşı karşıyayız.”
“Eylül-ekim aylarında küçülme yaşanacak”
Ülkemizde yaşanan enflasyonun çözümünün topyekûn bir mücadele ile mümkün olabileceğini belirten Çağıner, başka türlü fiyatlarının ucuzlamasının mümkün olmadığını vurguladı. “Fiyat artışları enflasyonun sonucunda devam ettiği sürece yüksek öğretimde sorun var, turizm gelirlerinde düşüş var, bunun yanında gayrimenkul sektörü de ortada. Buna ekonomik olarak “mükemmel fırtına” adını verdim çünkü normal şartlarda kriz yaşadığımız dönemlerde genelde bir veya maksimum iki sektör aynı anda etkileniyordu, ama lokomotif sektörler olan yüksek öğretim, gayrimenkul ve turizm sektörü farklı farklı nedenlerle aynı anda sıkıntılar yaşıyor. Bu nedenle ülke ekonomisi eylül-ekim aylarının başlangıcıyla birlikte hızlı bir şekilde küçülmeye ve daralmaya gidecektir. Bu da istihdam oranlarına yansır ve piyasada büyük bir dağılma söz konusu olur. Şu anda konuştuğumuz konu sadece turizm değil, bütün sektörleri ilgilendirmektedir ve kış aylarının başlamasıyla büyük bir ekonomik çöküntüyle karşı karşıya kalacağız.”
“2025 yılı için girdi maliyetlerini ucuzlatmamız lazım”
Çağıner, ülke ekonomisinin Maliye Bakanlığı üzerinden yönetildiğini, ancak ekonomik yönetimin devreye girmesi gerektiğini belirtti.
Ekonomiyi yönetmek için doğru turizm ve yüksek öğretim politikalarının belirlenmesi gerektiğini söyleyen Çağıner, maliye dengelerine göre vergi artırma çabalarının sektörel ihtiyaçları karşılamadığını vurguladı.
Ekim ayında çok daha kötü senaryolarla karşılaşmamak için acilen ekonomi yönetimi yapılması gerektiğini ifade eden Çağıner, “2025 yılı için girdi maliyetlerini ucuzlatmamız lazım. İkincisi de pazarlama ve ulaşıma teşvik ve destek verilmesi gerekmektedir. Pazarlama bütçelerinin ivedi bir şekilde artırılması ve ulaşım maliyetlerinin aşağı çekilmesi birinci sırada olmalıdır. Ne kadar çok reklama bütçe ayırıp reklam yapsanız da, ulaşımı sağlasanız da bu maliyetlerle bu fiyat politikası ile turistlerin Kuzey Kıbrıs’a gelmesi için herhangi bir neden bulunmamaktadır. Şu anda Güney Kıbrıs’tan çok daha pahalı bir turistik destinasyon haline geldik. Ülke ekonomisi Maliye Bakanlığı üzerinden yönetilmektedir. Maliye bir ülkenin muhasebesini tutar. Gelir ve giderler arasındaki dengeyi sağlayıp nakit akışını yöneten yerdir. Tahsilatını yapıp vergisini alır, mükellefiyeti olan işleri öder. Bir ülkede ekonomiyi yönetmek için önce ekonominin tanımını yapmamız lazım. Bu ülke ekonomisi nereden büyüyecektir? Örneğin turizm. O zaman turizm politikalarına ağırlık vermek gerekir. Örneğin yüksek öğretim ise buna göre ekonomiyi şekillendirerek, sektörlerin ihtiyaçlarını karşılamalısınız ki doğru bir mali politika yapabilesiniz. Ama biz öyle yapmıyoruz, maliyedeki gelir gider dengesine göre vergi artırmaya çalışıyoruz. Diğer taraftan sektörlerin ihtiyaç duyduğu reformları yapmıyoruz. Ekonomi yönetimi devreye girmediği sürece sadece maliye ile ekonomiyi yönetmeye çalıştığımız sürece ekim ayında muhtemelen çok daha kötü senaryolarla karşı karşıya kalacağız. O nedenle önce bir ekonomi yönetimini yapmamız gerekiyor. Şu anda Kıbrıs’ın ekonomisi yönetilmiyor, sadece maliyesi yönetiliyor.” dedi.
“Turizm fonuturizm amaçlı kullanılmalı”
Başkan Çağıner, turizm fonunda biriken paraların turizm amaçlı kullanılmasını ve ulaşımın ucuzlatılması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle noktaladı:
“Turizm fonunda biriken paraların turizm amaçlı kullanılmasını sağlamak gerekiyor. Burada da ulaşımın bir şekilde ucuzlatılması gerekiyor. Diğer taraftan da bu ulaşım ucuzlatılırken destinasyonun bilinirliğinin artırılması, farklı turizm segmentlerinin doğru bir şekilde hedef destinasyonlarda reklamlarının yapılarak, pazarlaması ile birlikte tanıtılması gerekiyor.”
You may like
Business
Kuzey Kıbrıs Turkcell, 5G protokolünü imzaladı: Hizmet 15 Kasım 2026’da başlayacak
Published
3 hafta agoon
Ağustos 12, 2026By
dikdurus
uzey Kıbrıs Turkcell ile Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu (BTHK) arasında, 5G hizmetinin devreye alınmasına yönelik protokol imzalandı. Kuzey Kıbrıs’ın dijital dönüşümünde yeni bir dönemin kapısını açacak 5G hizmetinin, 15 Kasım 2026 tarihinde kullanıma sunulması planlanıyor.
BTHK binasında gerçekleştirilen törende protokol, BTHK Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Kadri Bürüncük ile Kuzey Kıbrıs Turkcell Genel Müdürü Murat Küçüközdemir tarafından imza altına alındı.
İmza törenine ev sahibi BTHK adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tayfun Aydınlı ve Haberleşme Uzmanı Salih Mahan katıldı. Kuzey Kıbrıs Turkcell’i ise Genel Müdür Yardımcıları Deniz Mungan Sonuç, Ali Gürler ve Emrah Doğan, Marka İletişimi Müdürü Özlem Kavaz Soykan ile şirket uzmanları temsil etti.
BTHK tarafından verilen izinler kapsamında, mevcut frekanslara ilave edilecek yeni frekanslarla birlikte 5G hizmetinin 15 Kasım 2026 tarihinde devreye alınması öngörülüyor.

Yeni nesil mobil iletişim teknolojisi 5G ile kullanıcılara daha yüksek internet hızları, daha düşük gecikme süreleri ve daha güçlü bir bağlantı deneyimi sunulması hedefleniyor. 5G’nin bireysel kullanıcıların yanı sıra kamu kurumları, işletmeler ve girişimcilik ekosistemi için yeni imkânlar oluşturması; eğitimden sağlığa, turizmden üretime kadar birçok alandaki dijital dönüşümü hızlandırması bekleniyor.
5G’nin sağlayacağı yüksek hız ve kapasite, mobil iletişimin yanı sıra ev interneti deneyimine de katkı sunacak. Kuzey Kıbrıs Turkcell, 5G destekli Superbox çözümleri aracılığıyla uygun kapsama ve şebeke koşullarındaki evlere kablosuz bağlantı üzerinden fiber internet performansında yüksek hız deneyimi ulaştırmayı hedefliyor. Böylece özellikle sabit altyapıya erişimin sınırlı olduğu bölgelerde, güçlü ve yüksek hızlı ev interneti için yeni bir alternatif sunulacak.

Bürüncük: “5G, dijital dönüşüm sürecinin önemli bir parçası”
BTHK Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Kadri Bürüncük, protokolün yeni nesil haberleşme teknolojilerine geçiş açısından önemli bir aşama olduğunu belirterek şunları söyledi:
“5G teknolojisinin KKTC’de hayata geçirilmesi, haberleşme altyapımızın gelişimi ve dijital dönüşüm hedeflerimiz bakımından önemli bir adımdır. 5G’yi yalnızca mobil iletişimde hız artışı olarak değil, ülkemizin dijitalleşme kapasitesini geliştirecek ve farklı sektörlerdeki teknolojik dönüşümü destekleyecek yeni nesil bir altyapı olarak değerlendiriyoruz. Bu teknoloji, vatandaşlarımıza daha hızlı ve kaliteli iletişim hizmetleri sunarken kamu, özel sektör ve girişimcilik ekosistemi için de yeni imkânlar oluşturacaktır. BTHK olarak geçiş sürecinin teknik ve düzenleyici gereklilikler, hizmet kalitesi standartları ve kamu yararı doğrultusunda yürütülmesine yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz. İmzalanan protokolün ülkemize ve halkımıza hayırlı olmasını diliyorum.”
Küçüközdemir: “5G ile Kuzey Kıbrıs’ın dijital geleceğine yatırım yapıyoruz”
Kuzey Kıbrıs Turkcell Genel Müdürü Murat Küçüközdemir, protokolün şirketin 5G yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Bugün imzaladığımız protokolle Kuzey Kıbrıs’ın dijital geleceği için önemli bir eşiği daha geride bırakıyoruz. 5G demo çalışmalarımızı 19–21 Temmuz tarihlerinde başarıyla tamamladık. BTHK tarafından verilen izinler kapsamında, mevcut frekanslara ilave edilecek yeni frekanslarla birlikte 5G hizmetinin devreye alınması için 15 Kasım 2026 tarihi uygun görülmüştür.
Kuzey Kıbrıs Turkcell olarak 27 yıldır iletişim teknolojilerine ve altyapıya yaptığımız yatırımlarla ülkemizin dijitalleşmesine katkı sağlıyoruz. Şimdi 5G ile bu katkıyı yeni bir aşamaya taşıyoruz. ‘Değer Üreten Güçlü Bağlantı’ yaklaşımımız doğrultusunda 5G’yi yalnızca daha yüksek hız ve daha güçlü bağlantı sunan bir teknoloji olarak değil; bireyler, kurumlar ve ülke ekonomisi için yeni imkânların önünü açacak stratejik bir dönüşüm olarak görüyoruz.
5G’nin sunduğu yüksek hız ve kapasiteyi yalnızca mobil cihazlara değil, 5G destekli Superbox çözümlerimiz aracılığıyla evlere de taşımayı hedefliyoruz. Uygun kapsama ve şebeke koşullarında fiber internet performansında yüksek hız deneyimi sunarak, özellikle sabit altyapının sınırlı olduğu bölgelerde güçlü bir ev interneti alternatifi oluşturacağız.
5G; eğitimden sağlığa, turizmden üretime kadar birçok alanda yenilikçi çözümlerin önünü açacak güçlü bir altyapıdır. 15 Kasım’da Kuzey Kıbrıs’ı 5G teknolojisiyle buluşturmak için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.
Bu önemli dönüşümün gerçekleşmesine sundukları katkı ve destek için başta Bakanlar Kurulumuza, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığımıza, Maliye Bakanlığımıza ve Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumumuza teşekkür ediyoruz. Sürece emek veren tüm çalışma arkadaşlarıma ve paydaşlarımıza da gönülden teşekkürlerimi sunuyorum. Teknolojiye ve altyapıya yaptığımız yatırımlarla Kıbrıs’a Değer katmaya devam edeceğiz.”
Business
Kuzey Kıbrıs Turkcell çalışanları 2026 hedefleri için bir araya geldi
Published
2 ay agoon
Haziran 26, 2026By
dikdurus
Kuzey Kıbrıs Turkcell, 10 Haziran’da Acapulco Resort Convention SPA Hotel’de düzenlediği İç
İletişim Toplantısı’nda yaklaşık 200 çalışanını ortak hedefler, stratejik öncelikler ve gelecek vizyonu etrafında buluşturdu. Gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda şirketin 2026 hedefleri, teknolojik dönüşüm projeleri, kurum kültürü ve çalışan deneyimi odaklı çalışmaları paylaşıldı.
Kuzey Kıbrıs Turkcell’in geleneksel İç İletişim Toplantısı, bu yıl “geleceği birlikte şekillendirme” temasıyla gerçekleştirildi. Acapulco Resort Convention SPA Hotel’de düzenlenen etkinlikte çalışanlar, şirketin stratejik öncelikleri, büyüme alanları ve gelecek dönem yol haritası hakkında kapsamlı bilgi alma fırsatı buldu.
Toplantıda 2026 yılına yönelik fonksiyonel ve finansal hedefler paylaşılırken, yılın ilk altı ayına ilişkin sonuçlar ve yıl sonu öngörüleri de değerlendirildi. Fiber altyapı yatırımları, 5G hazırlıkları, teknik operasyonlar, kurumsal satış ve veri analitiği alanlarında planlanan çalışmalar çalışanlarla detaylı şekilde ele alındı. Kuzey Kıbrıs Turkcell’in dijitalleşme ve teknoloji odaklı büyüme stratejileri kapsamında önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek projeler de katılımcılarla paylaşıldı.
Murat Küçüközdemir: “Geleceği birlikte inşa ediyoruz”
Etkinlikte konuşma gerçekleştiren Kuzey Kıbrıs Turkcell Genel Müdürü Murat Küçüközdemir, şirketin başarı yolculuğunun temelinde güçlü ekip ruhunun bulunduğunu vurguladı.
Küçüközdemir konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Kuzey Kıbrıs Turkcell olarak teknolojik dönüşüm yolculuğumuzu sürdürürken, en büyük gücümüzün çalışanlarımız olduğuna inanıyoruz. Aynı hedefe odaklanan ekipler daha güçlü sonuçlar üretir. Fiber ve 5G odağındaki yatırımlarımızla geleceğin iletişim altyapısını hazırlarken, kurum kültürümüzü ve çalışma deneyimimizi de sürekli geliştiriyoruz. Çünkü sürdürülebilir başarının yalnızca teknolojik dönüşümle değil, kültürel dönüşümle de mümkün olduğuna inanıyoruz. Geleceği birlikte şekillendirmeye devam edeceğiz.”
Teknolojik dönüşümün odağında fiber ve 5G yer aldı
Toplantıda, Kuzey Kıbrıs’ın dijital dönüşümüne katkı sağlayacak projeler kapsamlı şekilde
değerlendirildi. Fiber altyapının yaygınlaştırılması, yeni nesil iletişim teknolojilerine hazırlık
çalışmaları ve veri odaklı iş yapış modelleri, şirketin stratejik öncelikleri arasında öne çıktı.
Katılımcılar, farklı iş birimlerinin gerçekleştirdiği sunumlarla şirketin büyüme alanları, müşteri deneyimi çalışmaları ve operasyonel hedefleri hakkında bilgi aldı. İnteraktif oturumlar sayesinde çalışanlar görüş ve önerilerini paylaşma fırsatı bulurken, farklı ekipler arasında bilgi alışverişi de güçlendirildi.
Well-being yaklaşımı çalışan deneyiminin merkezinde
Toplantının önemli başlıklarından biri de kurum kültürü ve çalışan deneyimi oldu. Kuzey Kıbrıs Turkcell’in çalışan odaklı yaklaşımının bir parçası olan well-being çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda, iyi oluş halinin iş yaşamındaki önemi ele alındı.
Gün boyunca düzenlenen ilham veren konuşmalar, gelişim oturumları ve zihin detoksu çalışmalarıyla çalışanların kişisel ve profesyonel gelişim yolculuklarına katkı sağlandı. Workshop çalışmaları ve interaktif uygulamalar ise katılımcıların etkinliğe aktif şekilde dahil olmasına olanak tanıdı.
Yaklaşık 200 çalışanın katılımıyla gerçekleşen İç İletişim Toplantısı 2026, yüksek etkileşim ve güçlü ekip ruhuyla tamamlanırken, Kuzey Kıbrıs Turkcell’in ortak hedefler doğrultusunda geleceğe birlikte yürüyen çalışma kültürünü bir kez daha ortaya koydu.
Business
İntergaz ailesinden sinerji dolu “Yaza Merhaba” partisi
Published
2 ay agoon
Haziran 26, 2026By
dikdurus
İntergaz, Works Trading ve Arbos ekipler,i düzenlenen özel partide bir araya gelerek yazın gelişini coşkuyla kutladı. Günlük iş temposuna keyifli bir mola veren şirket çalışanları, Pınarbaşı’ndaki etkinlikte moral ve enerji depoladı
Intergaz Ltd, Works Trading & Services Ltd ve Arbos Investment Ltd çalışanları, Pınarbaşı Brewart’ta düzenlenen Yaza Merhaba Partisi’nde bir araya geldi. Tüm ekiplerin yoğun katılımıyla gerçekleşen bu özel etkinlikte çalışanlar, günlük iş temposuna tatlı bir mola vererek enerjilerini tazeledi ve yazın gelişini hep birlikte coşkuyla kutladı.

Dinamik müzikler ve danslarla başlayan etkinlikte eğlence, çeşitli yarışmalar, şarkılar ve oyunlarla adeta zirveye ulaştı.
Çalışanların tatlı bir rekabet ve neşe içinde ortak olduğu bu anlar, gecenin en unutulmaz karelerini oluşturdu. Samimi, coşkulu ve enerji dolu bu harika atmosferde, İntergaz Ltd. ekibi moral ve enerji depolayarak aralarındaki bağları daha da güçlendirdiler.
Birlikte omuz omuza üretmenin ve çalışmanın yanı sıra, bu tarz özel anlarda da aynı neşeyi paylaşabilmenin ve aynı çatı altında tek yürek olarak eğlenebilmenin mutluluğu bir kez daha yaşandı.
Gecenin sonunda bu güzel organizasyonun hayata geçmesinde emeği geçen, harcadığı her emekle geceyi güzelleştiren ve katılımıyla etkinliğe renk katan tüm çalışma arkadaşlarına yürekten teşekkür edildi.
‘Ölü dalga’ vurdu, facia yaşandı!..
Rumlar yeni bir savaşın eşiğinde
Irkçı ELAM ile işbirliğinde Kıbrıs Türklerini boğma politikası
Uyuşturucu ile mücadelede toplum duyarlı olmalı
Girne Rumlara verilmeden çözüm olmaz
‘İsrail, Türkiye ile savaşacak, biz de Kıbrıs’ı kurtacağız’
Niyetim var, kendi yoklamalarımı yapıyorum
“Sosyal tesislerimizi korumak adına her türlü adımı atacağız”
‘Mağusa’ya geri dönmek istiyorum’
Büyükelçi halkla iç içe olan bir yapıya sahip
Adaleti sağlamak yalnızca yargının görevi değil
