‘Bu memleketin geleceği tek kişinin tasarrufunda değil’

‘Bu memleketin geleceği tek kişinin tasarrufunda değil’

Cumhuriyet Meclisi’nde görüşülen Cumhurbaşkanlığı bütçesi üzerine ilk sözü, UBP Genel Başkanı Ersin Tatar aldı.

Tatar, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın geçmiş günlerde operasyon geçirdiğini anımsatarak, Akıncı’ya Meclis kürsüsünden de geçmiş olsun dileklerini iletti.

Tatar, Kıbrıs Türkü için mücadele veren Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş başta olmak üzere toplumsal mücadeleye katkı koyanları rahmetle andı.

Kıbrıs konusuna değinen Tatar, “Tabii ki barış ve anlaşma istiyoruz. Ama günün sonunda bir devletimiz var. Halk olarak yok olabileceğimiz bir ortama sürüklenebiliriz. Dikkatli olmalıyız. Müzakerelerde en son ‘sıfır asker sıfır garanti’ dendi. Kıbrıs Türk halkı böyle bir anlaşmaya evet demez, demeyecektir. Dememelidir. Bu noktada görüşmeler yine başlarsa vay halimize” dedi.

Dışişleri Bakanı’nın ve Cumhuriyet Meclisi’nin görüşmelerin başlaması konusunda ne düşündüğünü soran Tatar, hükümeti “zorlama” diye niteledi, “Kıbrıs politikası konusunda hükümet görüşü olmaması mümkün mü?” ifadelerini kullandı.

Hükümetin Kıbrıs konusunda görüşü olması gerektiğini söyleyen Tatar, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay ve Cumhurbaşkanı Akıncı’nın Kıbrıs konusundaki görüşlerinde farklılık olduğunu savundu.

“Sabaha kadar uyumayıp ne verdiler ne vermediler diye mi düşüneceğiz?”

Tatar, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Meclis’le istişare içinde olması gerektiğini de söyleyerek, “Sayın Lute geliyormuş. Hangi belgelerle gelecek? Biz sabaha kadar uyumayıp ‘ne verdiler ne vermediler’ diye mi düşüneceğiz? Halkın temsilcisi olarak biz de bilgilendirilmeliyiz. Akıncı hangi noktada, onu anlamaya çalışıyoruz ” dedi.

Tatar, Türkiye ile ilişkilere de işaret ederek, “Mutlaka Türkiye ile bağlarımızın güçlendirilmesi gerek. Her türlü bağlarımızın güçlendirilmesi gerek ki karşı taraf da bunu bilsin” şeklinde konuştu.

Kıbrıs’ın tek tarafının Avrupa Birliği’ne girmesinin hukuksuzluk olduğunu kaydeden Tatar, “Kuzeydeki nüfus politikasının nasıl olacağına biz karar verebiliriz. Dörde bir oranını da kabul edemeyiz” şeklinde konuştu.

Kıbrıs konusunda konuşmaya devam eden Tatar, adil, kalıcı ve yaşayabilir bir anlaşma olursa Kıbrıs Türk halkının bir takım fedakarlıklarda bulunabileceğini, bunu Annan Planı referandumunda da gösterdiğini belirtti. Tatar, “İki ayrı devlet, kuzeydeki devlette egemen Kıbrıs Türk halkı ve Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi olacak. Biz böyle bir anlaşmayı zorlamalıyız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın müzakerelerde harita verdiğini, Türkiye’nin garantörlüğünün tartışmaya açtığını savunan Tatar, “Sayın Akıncı görüşmelere o noktadan nasıl başlayacak? O sıkıntılara nasıl girecek? ‘Gidelim nasıl olsa bir şey olmaz, şirin görünelim’ mi denecek? Öyle bir lüksümüz var mı? O girdaplara her girdiğimizde elimizden bir şey alınıyor. Kıbrıs Türk halkının bir duruşu var, Türkiye ile bağları var. Crans Montona’da süreç çöktü. Önemli olan Kıbrıs Türk halkının geleceğidir. Halkın geleceği için maceraya girilmemelidir. Zorlama ile mücadeleye girilmemelidir” şeklinde konuştu.