‘Devlet Bahçeli’nin açıklaması Akıncı’ya birinci turu garantiletti’

‘Devlet Bahçeli’nin açıklaması Akıncı’ya birinci turu garantiletti’

Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkanı Erhan Arıklı sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada çarpıcı yorumlarda bulundu. Arıklı, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yı hedef alan sözlerini eleştirerek, ‘Akıncı, Bahçeli sayesinde birinci turu garantiledi’ dedi.

Arıklı, Türkiye’siz bir Doğu Akdeniz için, Türkiye’siz bir Kıbrıs planlandığını söyledi.

Erhan Arıklı

İşte o yazı…

Son zamanlarda KKTC de sistemli bir şekilde Türkiye aleyharlığı işleniyor. Cumhurbaşkanı Akıncı ve maiyetinin başı çektiği bu hava, basit bir ideolojinin gereği olarak yapılmıyor. 

ABD, AB ve Doğu Akdenizdeki ülkeler bu bölgeden Türkiyeyi tecrid etme derdindeler. Böylece hem ekeonomik hem de stratejik hazırlanmış bu denklemde Türkiye bölgeden dışlanmış olacak. Ada Girit modeli ile orta vadede Türklerden arındırılacak. Türkiye ile cidddi bir rekabet ve düşmanlık içinde olan Mısır ve İsrailin bu projeye destek vermesi kaçınılmazdı. 

Türkiyesiz Doğu Akdeniz Projesinde esas oğlan vazifesi Güney Kıbrıs’a verildi. 

Çünkü Türkiyesiz Doğu Akdenizin yolu, Türkiyesiz Kıbrıs’tan geçiyordu. 

Bunun için öncelikle Kıbrıs’ta Üniter Devlet anlamında bir Fedarasyon kurulmalı, varılacak herhangi bir anlaşmada öncelikle Garantilerin kaldırılmasına önem verilmeli idi. Ayrıca bu süreçte Türkiye nin KKTC ile ilişkileri önce zayıflatılmalı sonra da koparılmalı idi. 

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın müzakereleri yürüttüğü geçtiğimiz dönemde dünyaya ilk verilen mesaj da bu oldu. Akıncı’nın sözcüsü “Garantiler bizim için Tabu değildir” diyerek Güney Kıbrıs’a bir pas verdi. Bu pası iyi değerlendiren Anastasiadis de “Sıfır asker, sıfır garanti” diyerek Barış Burcunun asistini doksandan ağlarımıza taktı.

Artık Garantiler ve Asker bizim için ön şart olmaktan çıkmıştı. Akıncı’nın uzun süredir söylemlerinde Garantiler konusuna atıf yok. Ne var; İçi boşaltılmış ne idüğü belirsiz siyasi eşitlik var. Ki o siyasi eşitlik de 1 olumlu oya endekslenmiş durumda. Dönüşümlü Başkanlık çok önemli bir şeymiş gibi Anastasiadis’in elinde bir koz olarak tutuluyor. 

Gelinen nokta çok önemli. Şimdi Sayın Akıncı, Türkiyesiz Kıbrıs projesinde son oyunları oynamak için bir kez daha yetki istiyor. 

Akıncı’nın çok yakınındaki kişilerin çalışmalarına baktığımızda önümüzdeki günlerin gündemi de açığa çıkıyor.

Mesela Mete Hatay bir paylaşımında “Türkiyeyi Ada’da tutmak için ileri sürdüğümüz ağır şartları yumuşatmalı, Dönüşümlü Başkanlık gibi iddialardan vaz geçmeliyiz” derken, Akıncı’nın anketçisi CMIRS, “Vatandaşlarımız Garantörlük meselesinde başka alternatiflere sıcak bakıyor” diyerek bu cenahın ağzındaki baklayi çıkardı.

Seçimlere az bir zaman kala Akıncı, Türkiye ile ilişkileri germek için her fırsatı değerlendiriyor. 

Biliyor ki Türkiye yetkililerinin kendisi aleyhine verdiği her demeç, kendisini mağdur pozisyonuna sokacak ve “Kıbrıslılık” psikolojisini tekikleyecek. 

Detayları son derece iyi hesaplanmış Barış Pınarı demecinin Türkiye’de en üst perdeden tepki göreceğini gayet iyi biliyordu Sayın Akıncı. Türkiye’den gelecek sert tepkilerin Kıbrısta nasıl yankı bulacağını da iyi hesaplamıştı. Nitekim bu tepkiler onu en büyük rakibi Erhürmanın önüne geçirdi. Yapılan son anketlerde Barış Pınarı demeç krizinden önce, en az 5 puan geride olduğu CTP lideri Tufan Erhürmanın bir kaç puan önüne geçmişti.

MHP Genel Başkanı Bahçelinin demeci ise kendisine 1. Turu garantiletti.

Bir arkadaşım bana; “Türkiye acaba sağ gösterip sol vurmak mı istiyor. Akıncı’nın seçilmesi için her türlü gayreti gösteriyorlar. Sussalar işimiz daha kolay olacak” diyerek benim acı bir tebessüm etmeme neden oldu. 

Netice itibari ile önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimleri diğer seçimlerden çok farklı manalar ifade ediyor. Türkiyenin ve sonrasında Türklüğün Ada’da var olup olmaması ile direk ilgili bir seçim bu.

Görelim mevlam neyler, neylerse güzel eyler…