Düşünceler BM raporunda yer aldı

Düşünceler BM raporunda yer aldı

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, haftalık olağan görüşme kapsamında, Başbakan Tufan Erhürman ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Akıncı, görüşmenin ardından basına yaptığı açıklamada, Başbakan Erhürman ile ele aldıkları konular hakkında bilgi verdi.

BMGK BARIŞ GÜCÜ KARARI
Cumhurbaşkanı Akıncı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK), dün kabul edilen, Kıbrıs’taki BM Barış Gücü’nün (UNFICYP) görev süresini 6 ay daha uzatan kararını da değerlendirdi.
Cumhurbaşkanlığı olarak hiçbir tarihte BM Barış Gücü’nün Kıbrıs’taki varlığının tümden ortadan kalkmasını düşünmediklerini, böyle bir beklentilerinin olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, “1964 Mart ayında üç aylığına buraya gelmiş olan UNFICYP, 55 yıldır altı ay altı ay uzatılarak buradaki varlığını sürdürüyor. Bizim esas üzerinde durduğumuz konu; buradaki statükonun bir parçası haline gelmemesi ve Rum tarafına da bir rahatlık alanı yaratmamasıdır” diye konuştu.

“SADECE BİR TARAFIN RIZASI ALINARAK BU İŞLER YÜRÜTÜLÜYOR, BU OLMAZ”
UNFICYP’in buradaki varlığını tümden sorgulayan bir anlayış içerisinde olmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bu konuda yanlış algılamalar varsa, Kıbrıs Türk tarafının tavrı bu değildir. Ancak, bu görev tanımlamasının yeniden değerlendirilmesinin de bir gereklilik olduğunun ben de sıklıkla altını çizdim. Kıbrıs Türk tarafının rızası alınmıyor, sadece Güney’in rızası alınıyor” dedi.
UNFICYP’in masraflarının yarısına yakınının Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın karşıladığına değinerek, “Uzlaşmazlıklarda ilgili tarafların rızası talep edilir” diyen BM’nin Brahimi Raporu’na atıf yapan Cumhurbaşkanı Akıncı, “Burada bir uzlaşmazlık var, yıllardır devam ediyor. Sadece bir tarafın rızası alınarak bu işler yürütülüyor, bu olmaz. 55. yılda artık bunların düzeltilmesi lazım, Kıbrıs Türk tarafının da onayının aranması lazım. Bu konuyla ilgili yaklaşımların artık dikkate alınması lazım” ifadelerini kullandı.

“KARARDA, ÇÖZÜMÜN ÇERÇEVESİ BELLİ EDİLİYOR”
Cumhurbaşkanı Akıncı, BMGK kararında çözüm çağrısının yinelendiğini, iki kesimli, iki toplumlu federal bir çözüm vurgusu yapılarak, çözüm çerçevesinin de belli edildiğini söyledi. Bunda hayret edilecek bir şey olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, “Çünkü, BM parametreleri dediğimiz parametreler bunu öngörmektedir. Yıllardır da çözüm çerçevesi olarak bilinen konu da budur” dedi.
Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum lider Anastasidis’e seslenerek, şöyle devam etti:
“Sayın Anastasiadis, eğer, altını doldurmak niyetindeyse buradaki ifadelere gevşek federasyon veya desantrilazsyon olarak ortaya konulmaya çalışılan düşünceleri bizim değerlendirmemize ve bunları konuşmamıza bir engel yoktur. Rapordaki ifadelendirme, illa ki merkezi çok çok güçlü bir federasyon olsun yaklaşımı değildir. Bu vesileyle bir kez daha tekrarlamak isterim; eğer bir zemin oluşturabilirsek ve eğer oyalama niyetleri söz konusu değilse bizim de, tıpkı bu kararda altı çizildiği gibi sonuç odaklı bir yaklaşımla, iki kurucu devletin yetkilerinin daha da güçlendirileceği bir modeli konuşmaya hazırız. Yeter ki siyasi eşitlik temelinde olsun, tarafların etkin katılımını içersin.”
Sonuç odaklı ve takvimli bir süreçten bahsedilmesinin kararda altı çizilmesi gereken çok önemli unsur olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, “Takvim kelimesini kullanmadan takvimi işaret ediyor, Burada ‘görülebilir gelecek’ ifadesi vardır” dedi. Cumhurbaşkanı Akıncı, bunun, Kıbrıs Türk tarafının hassasiyetle üzerinde durduğu ve bıkmadan usanmadan gündemde taşıdığı kavramların BMGK kararlarına dönüşmesi olduğunu söyledi.

“ÇAĞRI RUM TARAFINA YAPILMALI”
Cumhurbaşkanı Akıncı, kararda güven yaratıcı önlemlere özel vurgu yapıldığına işaret ederek, güven yaratıcı önlemler konusunda Kıbrıs Türk tarafının sergilediği iyi niyet ve pozitif yaklaşımın herkes tarafından bilindiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:

“Kararda eksik kalan, kararı alındığı halde uygulanmayan bir takım güven yaratıcı önlemlerin, neden yaşam alanı bulamadığının söylenmemiş olmasıdır. Mobil telefonların iki tarafta da çalışabilir olması, üç buçuk yıl önce kararlaştırdığımız bir husus. Niye uygulanamıyor, bu kararda buna açıklık yok. Bunların uygulanması için çağrı yapılacaksa, bu çağrının Rum tarafına yapılması lazım, iki tarafa da değil. Aynı şekilde elektrik şebekelerinin de kalıcı olarak bağlanması.”

Genç kuşakların daha barışçı kuşaklar olarak yetişmesi konusunda, Kıbrıs Türk tarafının öteden beri olumlu yaklaşımları olduğunu, göreve geldiği ilk günlerde, Türk ve Rum tarafındaki ve ara bölgedeki tüm mayınların bir program dahilinde temizlenmesi için önerisi olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bazı çağrıların her iki tarafa da yapılmış olması, BM’nin geleneksel tavrından kaynaklanıyor ama bazı konulardaki esas muhatap, bu çağrıların esas muhatabı kanaatimce Rum tarafı olmalıdır” dedi.

LUTE’UN ZİYARETİ…
Cumhurbaşkanı Akıncı, BM Genel Sekreteri’nin geçici olarak atadığı Kıbrıs Özel Danışmanı Jane Holl Lute iel 3 Şubat Pazar günü saat 11.00’de bir araya geleceklerini, Lute’un Pazar akşamı da Rum lider Anastasidais görüşeceğini, muhtemelen pazartesi günü Lute ile yeniden bir araya geleceklerini belirterek, “Bir başlangıç noktası ne olabilir, ortak payda hangi noktalarda oluşup da bizi bir sonuca taşıyabilir, onun zemini nasıl oluşabilir, bize yardımcı olmak için BM bunun arayışı içerisindedir” diye konuştu.

“ÇALIŞMALARI ELBİRLİĞİ İLE YÜRÜTECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Akıncı, önümüzdeki süreci, Lute’un ziyaretleriyle birlikte değerlendireceklerini ve bu yöndeki çalışmaları elbirliği ile yürüteceklerini belirterek, gelişmeler belli bir noktaya doğru seyrettiğinde, sonuçlanma aşamasına gelmeden, hükümet, muhalefet ve Meclis ile değerlendirme yapacaklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Akıncı, “Ortak akılla, Kıbrıs’ta her iki tarafın da kabul edebileceği, barış ve huzurun, istikrarın olabileceği bir geleceği inşa etmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı, geçen yıl Aralık ayının başında yaşanan sel felaketiyle ilgili polis raporunun hangi noktada olduğunu sorduğunu ve kapsamlı polis raporunun henüz tamamlanmamış olduğunu öğrendiğini belirtti.
Bu ve diğer konularda polisin daha etkili çalışmasının, eksiklerinin giderilmesinde daha iyi olacağını ve daha hızlı sonuç alınacağını değerlendirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bu tür felaketlerin yaşanmaması eksik tedbirlerin ne olduğu, neden bunların yaşandığı tespit edilip, bunlardan dersler çıkarıp, geleceğe dair tedbirler almamız lazım. O nedenle, gerek polisin, gerekse Mimar Mühendisler Odası’nın, İnşaat Mühendisleri Odaları’nın hazırladığı teknik raporlar son derece önemlidir, o raporları da okudum. Polisin daha geniş olarak hazırlayacağı raporu da bekliyorum. Bu gibi konularda el birliği ile benzeri felaketlerin yaşanmaması, en az zararla atlatılabilmesi, genç insanlarımızın hayatına mal olmaması için neler yapılmalıdır, bunlar üzerinde toplumca durmamız ve gerekenleri yapmamız lazım” dedi.

“YOLSUZLUK DOSYALARI KONUSUNDA DA POLİSİN ETKİLİ ÇALIŞMASININ GEREKLİLİĞİ ÜZERİNDE DURDUK”
Yolsuzluk dosyalarının da gündeme geldiğini ve polisin bu konuda da daha etkili çalışmasının gerekliliği üzerinde durduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Akıncı, uzun yıllar gündemde olan vatandaşlık yasasının son durumunu merak ettiğini, bu konuyu ayrıca, İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars ile görüştüğünü söyledi.

“MARONİT AÇILIMINA İLGİMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ”
Görüşmede, Maronit açılımı konusunda da gündeme geldiğini ve bu konuda hükümetin yapmakta olduğu çalışmaların son durumu hakkında Başbakan Erhürman’dan bilgi aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Akıncı, Maliye Bakanı ile Dışişleri Bakanı’nın Maronit köylerinde bazı incelemeler yaparak gerekli adımların atılması için çalışmaların sürdürüldüğü bilgisini aldığını kaydetti. Maronit açılımı konusunda Başbakanlık Müsteşarlığı ile Cumhurbaşkanlığı Müsteşarlığı arasında iletişim olacağını ve konuları takip edeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Akıncı, “Cumhurbaşkanlığı olarak, siyasi kararının hep birlikte alınmasına öncülük ettiğimiz bu konuda da ilgimizi elbette sürdüreceğiz” dedi.