Fuat Oktay: Rumların, Kıbrıs Türklerini yok sayan girişimlerine göz yummayacağız

Fuat Oktay: Rumların, Kıbrıs Türklerini yok sayan girişimlerine göz yummayacağız

KUZEY Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) 35’inci kuruluş yıl dönümü, törenlerle kutlandı. Törene Türkiye Cumhuriyeti’ni temsilen katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Rumların, Kıbrıs Türklerini yok sayan girişimlerine göz yummayacaklarını söyledi.

Cumhuriyet Bayramı kutlamaları çerçevesinde Lefkoşa’da Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda resmi geçit töreni düzenlendi. Törene Türkiye Cumhuriyeti’ni temsilen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay katıldı. Törende ilk konuşmayı yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan adına kutlamalarda bulunduğunu belirterek, “Cumhurbaşkanımızın içten kutlama dileklerini, selam ve sevgilerini iletirken Türk Milleti’nin, siz kardeşlerimizin coşkusuna ve mutluluğuna gönülden katıldığını vurgulamak isterim” dedi. Rumların uzlaşmaz tutumları nedeniyle bugüne kadar Ada’da bir çözümün bulunamadığına dikkat çeken Oktay, “Hak ve eşitlik mücadelesinde nice badireler atlatan ve birçok zorluğa göğüs geren Kıbrıs Türkü’nün sabrı ve dirayeti, ayrılmaz parçası olduğu Anavatan için bir gurur kaynağıdır” diye konuştu.

KKTC’nin, Kıbrıs Türkü’nün özgürlük mücadelesinin en anlamlı eseri ve Ada üzerindeki vazgeçilmez haklarının teminatı olduğunu ifade eden Oktay şöyle devam etti:

“Kıbrıs meselesi, Rumların Kıbrıs Türklerini 1960’ta kurulan ortaklık devletinden dışlayarak, devleti gasp etmeye çalıştıkları 1963 yılından bu yana, uluslararası toplumun gündemindedir. Yarım asrı aşan bu süreçte Kıbrıs Türk halkı başından itibaren çözümden ve uzlaşıdan yana olmuş; iyi niyetle ve kararlılıkla müzakere sürecine sahip çıkarak, Rumların bozduğu ortaklığı yeniden tesis edebilmek için her zaman yapıcı bir yaklaşım sergilemiştir. Bugün Ada’nın halen çözüme ulaşmamış olmasının nedeni, maalesef çözümsüzlüğü şiar edinen Kıbrıs Rum tarafının uzlaşmaz tutumudur. Kıbrıs Konferansı 2017 Temmuz ayında Rum tarafının bu tutumu nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanmıştır.”  

‘RUMLAR EŞİT ORTAKLIK İSTEMİYOR’

Rumların Kıbrıslı Türklerle siyasi eşitlik temelinde ortaklık kurmak istemediğinin de ortaya çıktığını anlatan Oktay, şöyle devam etti:

“Kurduğunuz devlet, Ada’nın kurucu ve eşit iki parçasından biridir. Kıbrıs Rum tarafının bu gerçeği sulandırma yönündeki çabalarına bugüne kadar izin verilmemiştir, bundan sonra da verilmeyecektir. Hedefimiz Kıbrıs Türkü’nün siyasi eşitliğinin sağlanması ve Ada’daki meşru haklarının, güvenliğinin ve refahının garanti altına alınmasıdır.  Bu hedef doğrultusunda Türk tarafı, 50 yıldır yapıcı ve yaratıcı fikirler sunmuş, her türlü yöntemi denemiştir. Ancak bu çabalar Rum tarafının uzlaşmaz tutumu nedeniyle her seferinde akim kalmıştır.   Bugün Kıbrıs Türk halkının hala birçok alanda ambargo ve kısıtlamalara maruz kalması akıl, vicdan ve insaf sınırlarını zorlamaktadır. Kıbrıs Türk halkının hak ettiği refah seviyesine ulaşmasının engellenmesine, mevcut statükonun sürdürülmesine izin vermeyeceğiz. Tüm olumsuzluklara rağmen, Türk tarafının çözüme yönelik siyasi iradesi her zamankinden daha kuvvetlidir. Ancak, BM Genel Sekreteri’nin İyi Niyet Misyonu Raporu’nda da işaret ettiği üzere, gelinen aşamada artık yeni fikirlere ve önerilere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu minvalde, ucu açık müzakere süreçlerinin, Ada’daki mevcut gerçekleri göz ardı eden yaklaşımların bir tarafa bırakılması gerekmektedir. Anavatan ve garantör Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çözüm için her zaman olduğu gibi omuz omuza birlikte çalışmaya devam edeceklerdir.”   

‘YOK SAYAN ANLAYIŞA GÖZ YUMMAYACAĞIZ’

Oktay, konuşmasında Doğu Akdeniz’de keşfedilen hidrokarbon kaynaklarına da vurgu yaptı. Ada’nın daha büyük cazibe merkezi haline geldiğini söyleyen Oktay, “Türkiye, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının Ada’nın barış ve refah merkezi haline gelmesi için bir fırsat olarak kullanılması gerektiğini her zaman savunmuştur, savunmaya devam edecektir. Ancak Rum tarafı, tek yanlı faaliyetleriyle, doğal kaynakları da paylaşma niyetinde olmadığını açıkça ortaya koymuştur. Bu vesileyle, Ada’nın tek sahibi olduğunu zanneden Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs Türkü’nü yok sayan girişimlerine göz yummayacağımızı, Türkiye’nin ve Kıbrıs Türk halkının Doğu Akdeniz’deki meşru hak ve menfaatlerini her zaman, her şartta ve her şekilde korumaya devam edeceğimizi buradan bir kez daha vurgulamak istiyorum” diye konuştu.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN UYARISI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Bölgede Türkiye’nin yer almadığı her türlü girişim başarısızlığa mahkumdur” sözünü hatırlatan Oktay şöyle devam etti:

“Kıbrıs, bizim milli davamızdır. Kıbrıs Türkü’nün her zaman yanında durduk, durmaya da devam edeceğiz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gelecek tasavvuru için de uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli mücadeleyi dün olduğu gibi bugün de vereceğiz. Türkiye olarak sadece KKTC konusunda değil, uluslararası toplumu ilgilendiren tüm konularda, iyi niyetle ve yapıcı katkılar sağlayarak, ortak anlayış ve ortak akla dayanan çözümlerden yana olduk. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, çok yönlü dış politikamız, onurlu bir duruşa ve güçlü ilkelere dayanmaktadır. Yaşanılan haksızlıklara karşı duruşumuz ve mazlumun yanında oluşumuz tüm dünyaca bilinmektedir. Dış politikada sürdürdüğümüz kararlılığımızı ve dik duruşumuzu halen anlamayanlar varsa buradan bir kez daha sesleniyorum; geçmişte olduğu gibi bugün de dış politika ilkelerimizden ve onurlu duruşumuzdan taviz vermeyeceğiz. Ne sahada ne masada oldu bittilere izin vermedik, vermeyeceğiz. Haklı ve dik duruşumuzu Kuzey Kıbrıs konusunda da, Suriye’de de, Sincar’da, Libya’da aynı kararlılıkla sergilemeyi sürdüreceğiz. Uluslararası toplumu ilgilendiren konularda kimi ülkelerin tek taraflı müdahalelerini ve sadece kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmelerini kabul edemeyiz. Gayemiz, güncel uluslararası sorunlara, bazı ülkelerin bakış açısına ve çıkarlarına göre değil uluslararası hukukun gereğine göre adil ve kalıcı çözümler bulunmasıdır.”

Geçit töreni ve konuşmalarının ardından Solo Türk pilotları, kutlamalara katılan resmi heyet ve vatandaşlara özel gösteri yaptı.

‘ZORLUKLAR BİRLİKTE AŞILACAK’

Oktay, KKTC’nin turizmde eğitimde geldiği noktalara da işaret ederek şöyle devam etti:

“Her zaman olduğu gibi tüm bu zorluklardan birlikte güçlenerek çıkacağız. Türkiye, Kıbrıslı Türk kardeşleriyle tam bir dayanışma içinde olmaya devam edecektir. Kuzey Kıbrıs’ın geleceğine ümitle bakması, ancak genç nüfusunun bilinçli ve donanımlı bir şekilde yetiştirilmesiyle mümkün olacaktır. Milletimizin tarihten aldığı cesareti, kahramanlığı, adalet ve hakkaniyete olan bağlılığı ile mazlumların her zaman yanında olması, Kıbrıslı Türk gençlerine kalan değerli bir mirastır.  Kuzey Kıbrıs’ın gençlerinin ortak tarihimizden almış oldukları bu mirası gönül köprüleri kurarak geleceğe taşıyacaklarına ve yükselen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin asli unsuru olacaklarına inanıyorum. Anavatan ve garantör Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da özverili desteğini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine sağlamaya devam edecektir.”

KUZEY KIBRIS TURK CUMHURIYETI’NIN 35’INCI KURULUS YILDONUMUNDE GECIT TORENI YAPILDI. FOTO: NURI PIR/LEFKOSA, (DHA)

‘HAKLARIMIZI KORUYACAĞIZ’

Oktay’dan sonra kürsüye gelen KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da, Kıbrıs konusunda her zaman olduğu gibi yapıcı olacaklarını ancak Kıbrıs Türk halkının haklarını sonuna kadar korumanın da bilincinde hareket edeceklerini söyledi.  Akıncı, Kıbrıs’ta yeni bir sürecin başlaması durumunda ucu açık, sonuç odaklı olmayan müzakere süreçlerinin yapılamayacağını belirterek, “Geçmişteki mutabakatlara bağlı kalarak bu adada egemenliğin iki eşit taraftan neşet edeceği, siyaseten eşit iki kurucu devletin varlığına dayalı yeni bir federal ortaklığı oluşturmaya hazır olacağız. Her iki tarafın eşitlik özgürlük ve güvenlik içinde yaşamasının koşullarını oluşturmak, yine her iki tarafın iradesine bağlıdır. Yetkilerin ve zenginliklerin adil biçimde paylaşılacağı, bölgemizi yeni gerginliklerin değil, işbirliği olanaklarının merkezi haline getirecek bir anlayışı, Rum tarafında da görmeyi arzu ediyoruz” diye konuştu.

Akıncı, ülkedeki sorunlara da işaret ettiği konuşmasında, trafik kazalarına yönelik de bazı örnekler verdi. Trafikte 1983 yılından bugüne kadar bin 595 kişinin trafiğe kurban verildiğini söyleyen Akıncı, savaştan daha fazla trafikte can verildiğini kaydetti.