Karar manşeti: Kıbrıs’ta masaya dönüş süprizi

Karar manşeti: Kıbrıs’ta masaya dönüş süprizi

Kıbrıs’ta çözüm için yeni bir müzakere süreci kapıda. İki tarafın liderleri 23-27 Eylül tarihleri arasında New York’taki BM Genel Kurulu toplantılarında Genel Sekreter Guterres’in himayesinde bir araya gelecek. Yunanistan Dışişleri Bakanı Kocias, daha önceki süreçlerin en sancılı maddesi olana ‘garantörlük’ konusuna Ankara’nın ambargosunu kaldırdığını masaya bu maddenin de geleceğini açıkladı.

2017 yazında 2 yıllık ön hazırlık sürecinin ardından İsviçre’nin Crans Montana kasabasında başlayan  Kıbrıs Konferansı’nın başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından kopan Kıbrıs müzakere sürecinin önümüzdeki günlerde yeniden hareketlenmesi bekleniyor.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, müzakerelere devam edilmesi için gerekli zeminin oluşup oluşmadığı belirlemesi amacıyla geçici olarak görevlendirdiği Amerikalı diplomat Jane Holl Lute’un raporunu sunmasının ardından ay sonu BM Genel Kurulu çalışmaları için New York’a gidecek liderlerle görüşecek. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, 25 Eylül’de gideceği New York’ta BM Genel Sekreteri Guterres ile 29 Eylül’de görüşmesi öngörülüyor. Akıncı’nın, ABD’de bulunduğu süre içinde ikili temaslar yapması da bekleniyor. BM Genel Sekreteri Guterres’in Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar ise, New York öncesinde Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis ile bir araya gelecek Liderlerle New York’taki temaslara ilişkin görüş alışverişinde bulunması beklenen Spehar’ın salı günü Akıncı’yla görüşmesi öngörülüyor.

23- 27 Eylül tarihleri arasında New York’ta BM Genel Kurulu da yapılacak. Genel Kurul’u başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere Ada’da çözüm sürecinin diğer tarafları olan Yunanistan ve İngiltere’nin de devlet ve hükümet başkanları bulunacak. Henüz resmi bir açıklama yapılmasa da garantör ülkeler arasında yapılacak temaslar da yeni çözüm sürecinin de masaya yatıralacağı bildiriliyor.

18-09/17/screenshot_2.jpg

Öte yandan yeni sürecin en önemli ip ucunu da Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocias yaptı. Yakın zamanda Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlayacağını ima eden Kocias, “Müzakere masasında artık güvenlik ve garantiler konusu var. Bunu, BM Genel Sekreter’i de İsviçre’deki müzakerelerde kabul etti. Dolayısıyla daha öncekine nazaran çok daha iyi pozisyondan başlayacağız” dedi. İki hafta önce Lefkoşa’da Akıncı ile bir araya gelen Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kıbrıs’ta kalıcı barış için Türkiye’nin ve Kıbrıslı Türklerin Cenevre’deki barış görüşmelerini canlandırmak için üzerlerine düşeni yapmaya hazır olduklarını söylemişti. Hiçbir ön koşul olmadan Cenevre’ye dönmeye hazır olduklarını belirten Çavuşoğlu, “Barış görüşmelerinde Rum tarafının ön koşullarını kabul etmelerinin ise mümkün olmadığını” söylemişti. Montana Müzakereleri için “çöküş” nitelemesini reddeden Yunanistan Dışişleri Bakanı Kocias, geçen yıl Crans Montana’da düzenlenen konferansın yeterli ön hazırlık yapılmadığı için sonuç vermediğini savundu.

Temmuz 2017’de başarısızlık sonuçlanan Montana Görüşmelere Ada’da 1961’de başlayan müzakere sürecinin en kapsamlı olanlarından biriydi. Güvenlik ve Garantiler, Askeri Birlikler, Toprak Başlığı, Siyasi Eşitlik, Mülkiyetve Eşit Yönetim başlıklarından oluşan müzakerelerde en önemli tıkanıklık Türkiye’nin ‘garantörlük’ konusunu tartışmamaya açmaması olarak gösterilmişti. 

Görüşmelerdeki en pürüzlü konulardan biri, oluşturulması hedeflenen federal devletin güvenliği konusu. Rum lider Anastasiadis, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’den oluşan üçlü garantörlük sistemi kaldırılarak Ada’nın güvenliğinin uluslararası bir jandarma gücü tarafından garanti edilmesini önerirken, Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı ise, 1960’te getirilen garantörlük sisteminin güncellenmesini ve çözümden sonra ortaya çıkacak yeni ve birleşik Kıbrıs Devleti’ndeki Türk toplumunun güvenliği için ‘bir süre daha garantörlük’ teklifinde ısrar ediyor. Kuzey Kıbrıs’ta halen 35 bin civarında Türk askeri bulunuyor.

50 YILLIK MÜZAKERE 

Ada’daki iki taraf arasındaki ilk görüşmeler 1968’de başladı. Son müzakere süreci ise yine BM gözetiminde İsvire’nin Crans montana kasabası’nda yapıldı. Başarısızlıkla sonuçlanan görüşmelerin ön hazırlığı da iki yıl sürmüştü. Yeniden başlanacağı belirtilen süreç ile ilgili olarak henüz resmi bir açıklama yok. 

AKDENİZ’DE KRİTİK ANLAŞMA

İsrail, Güney Kıbrıs ve Yunanistan doğal gaz boru hattı için imzaların atılmasını kararlaştırdı. Üç ülkenin  Dışişleri Bakanları’nın dün Kudüs’te yaptığı toplantıda kritik bir anlaşmaya varıldı. Güney Kıbrıs, İsrail ve Yunanistan, dışişleri bakanları Kudüs’te yaptıkları toplantı sonrasında Doğu Akdeniz’deki doğalgazın Avrupa’ya taşınmasını öngören East-Med boru hattı projesi için imzaların atılmasını kararlaştırdı. Projenin hayata geçirilmesine ilişkin rota konusunda görüş birliğine varan bakanlar,  imzaların yıl sonuna kadar atılması hedefinin konulduğu belirtildi. Güney Kıbrıs’ın İsrail ve Yunanistan’la üçlü işbirliğinin yanı sıra, diğer bölge ülkelerinin de bu ittifaka katılması yönünde bir hedef çerçevesinde çalıştığı belirtiliyor. 7 Mayıs 2018’de Güney Kıbrıs lideri Nikos Anastasiadis’in Lefkoşa’da ağırladığı Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun üçlü zirvesinden Doğu Akdeniz’den çıkarılacak doğalgaz ve petrolün Avrupa ülkelerine sevkini öngören boru hattı projesi için işbirliği kararı çıkmıştı. Proje kapsamında İsrail ve Kıbrıs’ın deniz bölgelerinden çıkarılacak doğalgaz, deniz altında döşenecek EastMed adı verilen bir boru hattı ile Kıbrıs’tan önce Yunanistan’ın Girit adasına, oradan da Yunanistan’ın Mora Yarımadası’na, daha sonra da İtalya’ya aktarılacak.  2018 yılı içinde ‘EastMed’ boru hattı inşasıyla ilgili devletlerarası anlaşmanın hazırlanması ve imzalanması konusunda mutabık kalınmıştı. Ön çalışmaları için 34.5 milyon euro ayrılan projeye AB de katkı sağlayacak. Üç lider, yine deniz altından İsrail, Kıbrıs, Girit ve Mora Yarımadası’na uzanacak üstün teknoloji ürünü bir elektrik hattının inşa edilmesinde de anlaştı. Diplomatik kaynaklar, üç ülke arasında döşenecek boru hattının, en kolay ve en ucuz yolunun Kıbrıs ile Türkiye arasında döşenmesi olduğunu belirtiyor. Ancak böylesi bir projenin Kıbrıs sorunu çözülmeden hayata geçirilmesi mümkün değil. Dolayısıyla Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik müzakereler konusunda Netanyahu’ya ayrıntılı bilgi verdiklerini söyleyen Anastasiades ile Çipras, geçen yıl Cran Montana’da yapılan müzakerelerinin kaldığı yerden devam etmesini arzu ettiklerini belirtti. Kıbrıs’ta çözüm için BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in hazırladığı belge çerçevesinde bir çözüme işaret eden iki lider  bunun ‘yabancı ordulardan ve garanatörlük sistemlerinden arınmış olması gerektiğini’ savundu.