LAÜ Akademisyeni Özyel  “Polifenoller ve Kardiyovasküler Hastalıklar” konusunu ele aldı

LAÜ Akademisyeni Özyel “Polifenoller ve Kardiyovasküler Hastalıklar” konusunu ele aldı

   Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Besim Özyel, “Polifenoller ve Kardiyovasküler Hastalıklar” konusu ile ilgili açıklamalarda bulundu.

   “Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kardiyovasküler hastalıklar dünya genelinde başta gelen ölüm nedenlerindendir. Bizim toplumumuz da kalp ve damar hastalıklarına çok yatkındır” diyen Özyel bunun başlıca nedenlerinin ‘kötü kolesterol’ olarak bilinen düşük yoğunluklu kolesterol (LDL) seviyesini artıran hazır yiyecek tüketimi, sigara kullanımı, obezite ve stres gibi faktörler olduğunu ve bu faktörlerin kalp ve damar hastalıklarını tetikleyebileceğini ifade etti.

Polifenoller bitkilerde doğal olarak bulunur ve antioksidan olma özelliğine sahiptirler

  Günümüze kadar yapılan epidemiyolojik çalışmaların sonuçlarının meyve ve sebze tüketiminin fazla olmasının kardiyovasküler hastalıklar ve ayrıca kanser hastalığına yakalanma riskini azalttığına işaret etttiğini söyleyen Özyel, çeşitli sebze ve meyvelerde bulunan ve polifenol adı verilen bileşiklerin bu olumlu etkiye katkı koyduğunun düşünülmekte olduğunu belirtti. Polifenollerin bitkilerde doğal olarak bulunan, bitkiler için yaşamsal önemi olmayan fakat bitkinin çevresel koşullara adapte olmasına, korunup hayatta kalmasına ve neslini sürdürebilmesine yardımcı olmak gibi etkileri olan bitki sekonder metabolitlerinden bir grup olduğunu dile getiren Özyel, meyve ve sebzelerin yanında kabuklu yemişler ve tohumlar, kakao ürünleri, tam tahıllı ürünler, çay ve kahve ile kırmızı şarabın yüksek miktarda polifenol içeren gıda kaynakları arasında olduğuna dikkat çekti.

   “Polifenoller antioksidan olma özelliğine sahiptirler. Günümüze kadar olan birçok çalışma polifenollerin kalp ve damar hastalıkları üzerindeki koruyucu etkisini bu bitki metabolitlerinin antioksidan özellikleriyle ilişkilendirmiştir” diyen Özyel, antioksidanların, metabolizmadaki reaksiyonlar sonucu ortaya çıkan ve oksidatif strese yol açan serbest radikalleri etkisiz hale getirerek hücreleri kardiyovasküler hastalıklar ve kanseri tetikleyebilecek olan oksidatif zarardan koruduğunu belirtti.

Bitkisel kaynaklı besinlerden zengin beslenmenin birçok hastalığı geciktirici veya önleyici etkisi görülüyor

   Polifenollerin sağlık üzerindeki olumlu etkilerini destekleyen çalışmaların birçoğunun insan hücre kültürleri üzerinde gerçekleştirilmesi ve insan çalışmalarının halen sınırlı olması, polifenollerin faydalarından bahsederken kontrollü olma gerekliliğini ortaya çıkardığını ifade eden Özyel, “Bir diğer dikkat edilmesi gereken nokta ise gıdalardaki polifenollerin tüketildikten sonra metabolize edilmesi, yani hücrelerde test edilen polifenollerin vücut sıvılarında aslında hücreler üzerinde test edildikleri formda ve yoğunlukta olmama ihtimallerdir. Dolayısla, her ne kadar da polifenollerle zengin olan gıdaların kalp ve damar hastalıklarına iyi geleceği düşünülse de hücreler üzerinde görülen etkinin yakalanabilmesi için çok büyük miktarlarda tüketilmesi gerekir ki bu da gerçekçi bir yaklaşım olmaz. Bu araştırmalar güçlü bir temel oluştururken, hedeflenen polifenollerin dolaşım sisteminde faydalı olabilecek bir form ve yoğunluğa ulaşması ve potansiyel biyolojik etkilerini göstermeleridir” dedi.

  Özyel özet olarak, bitkisel kaynaklı besinlerden zengin beslenme alışkanlığının kardiyovasküler hastalıklar başta olmak üzere birçok hastalığı geciktirici veya önleyici etkisinin görülmekte olduğunu belirterek, günümüzde de polifenol içeriğiyle satılan ve hastalık riskini azalttığı iddia edilen çeşitli suplemanların kullanımında yukardaki bilgilerin göz önünde bulundurularak dikkatli olunmasına ve özellikle doğal ürünlerin tercih edilmesi gerekliliğine dikkatleri çekti.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir