MHP’li vekil Erbaş: Söyleyecek sözleri olmayanlar, seçim zamanlarında yeni adet çıkarıyor

MHP’li vekil Erbaş: Söyleyecek sözleri olmayanlar, seçim zamanlarında yeni adet çıkarıyor

MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, Bengü TV’de katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Kendisinin aynı zamanda KKTC vatandaşı olduğunu, KKTC dinamiklerini çok iyi bildiğini, KKTC’nin yaşadığı ve çok sevdiği bir ülke olduğunu kaydeden Erbaş,  82 milyon Türk vatandaşının da bir vesileyle KKTC’yi  görmesi gerektiğine inandığı bir ülke olduğunu belirtti.

Erbaş,  ‘akıl fukara olursa dil ukala’ olurmuş diye meşhur bir söz olduğunu, söyleyecek sözleri olmayanların özellikle seçim zamanlarında yeni adet çıkardığını, bunun da Türkiye’nin eleştirilmesi ve aleyhinde konuşulması olduğunu, bunu yapanların esas derdinin kendi seçmen kitlesini sağlam tutma hesabı içinde olduklarını ve amaçlarının da Türkiye’den bir tepkinin gelmesini sağlamak olduğunu dile getirdi.

Türkiye’nin 1974’den beri değil 1571’den bu yana Ada’da olduğunu hatta bazı vakıf belgelerine göre bu tarihin daha da geri gittiğini kaydeden Erbaş, KKTC’nin hiçbir zaman bir yer veya ayrı bir dert olarak görülmediği, yönetici seviyesinde olan insanlar sözlerinin nereye gittiğini bilmezlerse yıllara yüzyıllara nifaklar sermiş olacağını ifade etti.

Merit Grubun bağlı olduğu Net Holding Yönetim Kurulu Başkanı Besim TİBUK’un “isterdim ki Kuzey Kıbrıs Türkiye’ye değil İngiltere’ye bağlı olsun” şeklindeki açıklamasına ilişkin olarak Erbaş, ilgili kişinin mal varlığını Türkiye ve KKTC’de var ettiğini belirtti.

Erbaş, sözlerini şöyle sürdürdü

“Türk Bayrağını yırtan Yunan parlamenterle ilgili olarak; Haluk Doğandor, Türk Bayrağını yırtan meczup için konuşma yaptı diye hemen ceza verildi. Ne yapsaydı o arkadaş, ne deseydi? Eline sağlık ey Yunan parlamenter mi deseydi? Böyle bir hastalık hasıl oldu, özellikle Yunan ve Rum’la demiştir. Daha sonra;  Sayın Akıncı’ya baksak Anastadiedis’le kardeş gibiler. Eğer kardeş gibiysen açsana kapıları ekonomik kriz var. Açın kapıları. Ama problem o değil demiştir.

Üniversitelerde 108 bin öğrenci var, bir üniversite Ada’sıyız diyoruz, Devlet üniversitelerden öğrenci başına neden 1000 lira olsun vergi almıyor, tarımı orada niye geliştirmiyoruz, bu teşvikler nereye gidiyor, 2001 yılından bu yana Türkiye’nin ekonomik iş birliği altında sunduğu birçok projeyi imzalarım ya da imzalamam diye neden sürüncemede bırakıyoruz bilmiyoruz. Bildiğimiz bir şey var seçim zamanı geldiği zaman kamplara ayrılıyoruz. Biz yavru vatan değiliz, ana vatan sen değilsin şeklinde konuşuluyor. 1974 öncesi ve sonrası birçok vatandaş İngiltere’ye gitti, İngiltere’de çok ama çok zengin Kıbrıs’lı vatandaşlarımız var. Niye çağıramıyoruz, niye getiremiyoruz. Harvard’da Küresel Sağlık Sistemlerinin başındaki doktorumuz bir KKTC vatandaşı ama diyor ki, 2006, 2007 yılında Dünya Sağlık Örgütü olarak geldik ve projelendirdik. Dünya Sağlık Örgütünün projelerini sunduk ama o tarihten beri Kıbrıs hiç adım atmadı, bunları konuşmak lazım. Dünya Sağlık Örgütüne ortak üye olmak için şimdi ayağa kalktık”

Krizle beraber birçok şeyin değiştiğini gördüklerini, bu kriz olduğunda kimsenin İpad almak için ya da telefonunu değiştirmek için kuyruğa girmediğini, gıda için kuyruğa girdiğini kaydeden Erbaş, “istediğininiz kadar teknolojiniz olsun gıdanız yoksa ayakta kalamıyorsunuz, sağlığınız yoksa ayakta duramıyorsunuz” diye konuştu.