“Obsesif-Kompülsif bozukluğunu yenmek  için korkuların üzerine gidilmesi gerekmektedir”

“Obsesif-Kompülsif bozukluğunu yenmek için korkuların üzerine gidilmesi gerekmektedir”

Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Doç.Dr.Aysın Sinal (OKB) rahatsızlığı hakkında açıklamalarda bulundu.

Sinal; Anksiyete türü bir rahatsızlık olan obsesif-kompülsif bozukluk (OKB) rahatsızlığının, insanların düşüncelerden kurtulmak için başvurduğu tekrarlanan düşünce ve davranışlar döngüsüne hapsederek, kısıtlayan bir hastalık olduğunu belirtti.

Sinal; “OKB olan kişiler, kontrol edemedikleri yinelenen ve stres yaratan düşünceler, korkular veya görüntüler (obsesyonlar) nedeniyle huzursuz olurlar. Bu düşüncelerin yarattığı anksiyete bazı ritüelleri ya da rutinleri acil olarak gerçekleştirme ihtiyacına (kompülsiyonlar) neden olur. Ritüeller, takıntılı düşünceleri önleme veya akıldan uzaklaştırma girişimiyle yapılır. Çoğu insanlar bazen kendilerini değişik bir insan olarak görebiliyorlar. Başka bir şeyi yaparken onu incitiyorum havasına giriyor. Bu durum gerçekten çok rahatsızlık verici bir durumdur” ifadelerini kullandı.

OKB ile baş etmenin yollarından bahseden Sinal; “Yolda giderken kendi adımlarını saymak, merdiven çıkarken basamakları saymak, araç plakalarını ezberlemeye çalışmak gibi kişinin gerçekten bilinçli yapmadığı hareketler OKB’dir. Böyle durumları yaşayan insanlar kendilerini suçlu hissetmesinler. Çünkü bunlar kişinin kendi öz iradesi ile yaptığı durumlar değildir. Bunlardan kurtulmak içinse bu olayın üstüne gitmesi, bunun sadece bir düşünceden ibaret olduğunu kişinin kendisine anlatması gerekmektedir.

OKB rahatsızlığının 7-8 yaşlarında ortaya çıkmaya başladığını belirten Sinal, o yaşa kadar yaşananların hiperaktiflik, dikkat eksikliği olarak tanımlanabileceğini belirterek açıklamalarına şu şekilde devam etti; “Ergenliğe geçiş süreçlerinde hormonel değişimler ve ruhsal değişimler olduğu için korkular başlayabilir buda onu diğer normal davranış sergileyen çocuklardan farklı yapabilir. Dolayısıyla bu dönemlerde sevgi ve şevkat verilmesi gerekir. Aile düzeni çok önemlidir. Ergenlik çağından sonra ortaya çıkması durumunda ise profesyonel yardımlara mutlaka başvurulmalıdır” dedi.