CTP’de kılıçlar çekildi mi? Parti içerisinde; Türkiye’ye karşı ‘ayaklanma’ mı isteniyor? ‘Şimdi ne mi olacak?’

CTP’de kılıçlar çekildi mi? Parti içerisinde; Türkiye’ye karşı ‘ayaklanma’ mı isteniyor? ‘Şimdi ne mi olacak?’

Yenidüzen gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Cenk Mutluyakalı bugünkü yazısında CTP’li ve Eski Maliye Bakanı Birikim Özgür’e sert yüklendi. Komplo teorileri üretmekle suçladı. İşte o yazı;

“Bir sorun mu var, Cumhuriyetçi Türk Partisi’nde” diye sordu bir dostum.
“Başbakan’la ilgili…”
Kim?
Tufan Erhürman’la mı?
Daha yeni başlamış bir yolculuk bu, hem de büyük bir uzlaşıyla, umutla, güvenle…
Ne sorun olacak ki?
Üstelik siyasete girmesi Tufan hocanın kendinden çok toplumun şansı…

Partiyi bilmem de…
Memlekette elbette sorun var.
Ve ana yurduna gaileli insanlar, bunu konuşacaklar…

Eski vekil Birikim Özgür ve birkaç kişinin “Başbakan’ı devirmek istiyorlar”komplo teorisi böyle bir etki yaratmışsa pes!
Üstelik baksanızsa “söylem birliği” sağlanan şahsiyet Yeniden Doğuş’un Arıklı’sı (!)
Tam bir vehamet!

Birikim’i de tanırız, kalbinde kötülük yoktur… 
Belki tüm bunlar seçim döneminden kalma olağan bir travmadır…

Şunu da anımsamak gerekiyor.
“TC protokolleri”ne dair parti içlerine yönelik psikolojik hareketler ilk değil.
O nedenle “protokol” dendi mi içerikten bağımsız “toplumsal varlığı tehdit”gibi algılanıyor.

Birilerinin Başbakan’ı devirdiği yok…
Oysa “TC Protokolleri”nin ada yarısında “irade devirdiği” çok (!)

Yoksa…
CTP gibi partilerde insanlar tartışırlar, lider sultası yoktur, sözü kimsenin kursağına hapsedemezsiniz.
Fikirler çarpışır bazen…
Ve bazen kibirler…
Böyledir!

Bir gerçek daha…
Hem hükümet yönetmek, hem parti çok kolay değil…
Hele “enkaz”dan beter bir ülkeyse yönetmeye soyunduğunuz…
Hele riyakarlığın, bencilliğin ve hizibin doruğa tırmandığı bir partinin başına gelmişseniz…
Hele insanlar birbirine omuz vermekten çok diş biliyorsa…
Hele davul bizim boynumuzdayken, tokmak halen başkalarının elindeyse…

Şimdi ülkenin belini doğrultmak için çok daha fazla çalışmak zamanıdır.
“Göğe bakmak durağı”ndayız tam da şimdi…
“Burnumuzun ucundan fazlası”nı görebilmeliyiz.

Sanırım, Başbakan ülkeye yoğunlaşmışken, CTP’nin kendi iç dinamiklerini yönetecek daha güçlü organlara da ihtiyaç var.
İnsan kaynakları sınırlı…
Kimseleri “harcamak” lüksü de yok hani.
Yeni neferler, yaratıcı bilgeler ya da sol kültüre emek veren değerler yazık ki partilere pek yanaşmıyor.
Çok daha bağımsız bir yerden siyaset yapmak, yeni dönemin yükseleni…
O nedenle siyasi partiler de önemli sancılar yaşıyor.

Şimdi ne mi olacak?

Merak etmeyiniz, özgürlük ve demokrasiyi özümsemiş yürekler hayatın imbiğinden süzülerek bu yolu birlikte yürümeye devam edecekler.

Sömürge aşığı devrimciler, ganimet zengini devletçiler ya da asker kaçağı milliyetçiler nasılsa kendilerine başka gündemler bulurlar!

Mutluyakalı’nın yazısı üzerine Haber Kıbrıs’ta aşağıdaki haber yayınlandı

Haberkıbrıs yazarı Birikim Özgür’ün ekonomik krizle mücadelede Türkiye ile ilişkilerin önemine atfen “Türkiye ve protokol karşıtı yaklaşımlar hükümeti düşürür” uyarısının ardından CTP’de sular durulmuyor.

Yenidüzen gazetesindeki köşesinde Birikim Özgür’ü komplo teorisi üretmekle suçlayan ve psikolojik sorunları olduğu imasında bulunan Cenk Mutluyakalı, Türkiye ile imzalanan protokollerin Kıbrıslı Türklerin toplumsal varlığını tehdit ettiğini ve iradesini ortadan kaldırdığını iddia etti.

Cenk Mutluyakalı

Mutluyakalı’nın köşe yazısı sosyal medyada tartışmalara yol açtı.

CTP’li kimliği ile de bilinen Murat Şenkul, Mutluyakalı’nın yazısını yorumlayarak ona sorular yöneltti:

“Partimiz iktidarda olmasına rağmen protokolle ilgili bilmeme şansınızın olmadığı bir durumda sırf protokol görüşmelerine dinamit koyasınız diye olayı çarpıtmanızı görmedik 🙂

Bu çarpıtmayı yapan ve o noktadan bir sonuca varan yazarımız bir yana, protokol görüşmelerinde bizzat bulunmuş ve bunları yaşamış, o dönem “gerçekçilik” üstünde uzmanlaşmış eski bakan ve şimdiki vekilimiz de bu çarpık veriyi göre göre yazıyı paylaşarak övgülerle bahsedecek, ve sen bunu da görmeyeceksin cenk abi?

Gazetende yazı yazan bir kişi gece gündüz Türkiye’ye işgalci, sömürgeci diyecek ve ne rastlantı bu kavgada Birikim Özgür aleyhine yine aynı düşmanlıkla dolu bir yazı yazacak, bunu da görmeyeceksin ve bu durumun Yeniden Doğuş’un Arıklısı’na yaradığını da bilmez gibi acaip de bir denklem kuracaksın.

Tüm bu olanların toplamda hükümeti ve başbakanı zorda bırakacağını da bilmezsin, hele siyasetteki vekiller hiiiiiiiç bilmez 

Ve kalkıp yok Birikim seçim travmasındaymış yok vehametmiş diyeceğiz.

Yenidüzeni , Ötekileştirmenin alasının yapıldığı bir kuruma çevirdiniz, sabah akşam parti içine, dışına mesaj yollayan bir gazeteye döndü koskoca YENİDÜZEN”.

Ankara’dan randevu talebine yanıt bekleyen CTP Genel Başkanı ve Başbakan Tufan Erhürman’ın Yenidüzen gazetesinin yayınlarına ilişkin nasıl bir tavır sergileyeceği merak konusu.