Feyzioğlu’ndan çok önemli açıklamalar

Feyzioğlu’ndan çok önemli açıklamalar

Kapalı Maraş’ın açılması konusunda KKTC’ye teknik ve hukuki destek sağlayan Türkiye Barolar Birliği, Başbakanlık ile birlikte Kapalı Maraş Açılımı başlıklı toplantıyla gündemde…

“Burası benim ikinci vatanım” diyen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Kapalı Maraş’la ilgili düşüncelerini, planladıklarını samimi yanıtlarla Köşe Yazarımız Levent Kutay’a anlattı.

Feyzioğlu, Kıbrıs Postası’ndan Levent Kutay’a konuştu

Feyzioğlu, Maraş’la ilgili iradenin hem Türkiye’de hem de KKTC olduğuna işaret ederek “Kuzey Kıbrıs’ın geleceğine karar verecek olan Kıbrıs Türkü’dür. Başka kimse değil” vurgusu yaptı.

MARAŞ’IN AÇILMASI TEKNİK OLARAK MÜMKÜN MÜ?

Maraş açılması ile ilgili teknik sürecin sorulması üzerine Feyzioğlu, “Maraş’ı kapayanın geç KKTC’dir… BM ya da başka bir ülke kapamıştır. Şehrin güvenliğini sağlamak için kapanmıştır… Kötü niyetle değil, iyi niyetle kapanmıştır… Burası KKTC’nin egemenliğindedir… Tıpkı Gazimağusa gibi… Biz buraya gelirken kimseden izin almadık… KKTC’den izin aldık… KKTC Maraş için kimden fikir aldı? Türkiye’den… Hukuken hiç bir engel yok… BM kararları, örneğin 550 Sayılı karar, tavsiye niteliğindedir…  BM’nin Maraş’la ilgili kararlarında açmayın demiyor. Eski sakinlerine açın diyor…” şeklinde konuştu…

Ne yapacaklarını anlatan Feyzioğlu, “Maraş’ın mülk çözümü diğer bölgelere oranla daha kolaydır… Çünkü boştur… Yerleşime kapalıdır… Takas gibi, ikamet edenleri ne yapacağız gibi sorunlar yok… Taşınmaz Mal Komisyonu önünde 282 dava var… Bunun bir tanesini çektiler AİHM’e gittiler… Taşınmaz Mal Komisyonu iç hukuk yolu olmaktan çıktı diye iddia ettiler… Türkiye ise TMK’nın etkili iç hukuk ylu olmaya devam edeceğini, bütçesi bulunduğunu söylemektedir… 281 dava kaldı… BU davaların tazminatı 2 Milyar Euro civarında… Çözümümüz çok pratik… BM’nin 550 sayılı kararındaki Maraş’ı eski sakinlerine verin cümlesine aykırı değil, hem de AHİM’in TMK sorunlarının çözümü seçeneğine bire bir uygun… Çünkü biz buraya 1974 Öncesi sakinleri davet edeceğiz… Kuzey Kıbrıs’ın başka yerlerinden başka Türklere buyurun gelin istediğiniz binaya yerleşin demeyeceğiz…  Ya da Anadolu’dan “ hade gelin burada boş binalar var, kazmayı küreği alın gelin, herkes ele geçirdiği yerin sahibidir” demeyeceğiz… O otelde 1974’te kim sakinse ona ya da onun

yasal mirasçılarına gelin diyeceğiz… Gelin… Ama bir şartımız var… KKTC’nin egemenliğini tanıyacaksınız… Vereceksiniz bunun senedini… Siz KKTC Egemenliğindeki Maraş’ta otelinizi işletebilirsiniz” dedi.

KAPALI MARAŞ İÇİN FİNANSMAN…

Finansman konusunda da Metin Feyzioğlu, şöyle konuştu: “Binaların çoğu yıkılıp baştan yapılmak zorunda…  Zamanın süper lüks otelleri, günümüz yüzyılın otelcilik konseptine uymuyor… Bunların tamamı yıkılması, şehircilik ve otelcilik anlamında yeninden yapılması lazım… Peki, kim yapacak? Eski sahipleri yapabilir… KKTC ve Türkiye olarak finansman kolaylığı sağlarız… Finans kaynaklarına erişimi sağlarız… Çin, parasını satacak yer arıyor… Rusya’dan, Azerbaycan’dan, Türkiye’den yatırım yapmak isteyen, çok ciddi, yer arayan yatırımcı var… Ama özellikle Çin… Çin sermayesi gidecek yer arıyor, çünkü Ambargo sebebiyle bir yere gidemiyor… Tüm bu büyük sermayesi olan devletlerin yatırım kurumlarına çağrıda bulunabiliriz… Burada işin püf noktası, inşaatlar Kıbrıslı Türk ve Türkiye Müteahhit firmaları tarafından yapılmalıdır… Maraş’ın yeniden imarı KKTC ve Türkiye tarafından yapılmalı… Öncelik KKTC’de olmak üzere, Türkiye’den firmalarla el ele bu iş yapılacak…”

TAŞINMAZ MAL KOMİSYONU MEVZUATINDA DEĞİŞİKLİK

Kapalı Maraş’la ilgili sürecin ilerletilmesinde Taşınmaz Mal Komisyonu’nun önemine vurgu yapan Feyzioğlu, komisyonun mevzuatında bir takım değişikliklerin gündeme gelebileceğini ifade etti.

Feyziyoğlu, “ TMK’nın mevzuatında bir takım değişiklikler yapılabilir… Alıcı ile satıyı biz burada buluşturuyoruz… Örneğin Türkiye’den bir firma burada yatırım istiyor… Burada 1974’ten önce oteli olan ama miras sorunu yaşayan bir Rum Aile de malını satmak istiyor… Bunları buluştururuz, parasını yatırımcı şirket öder… Finansmanı da bulmak zor değil. Çünkü dünyanın en değerli toprak parçası üzerindeyiz şu an… Zaten Rum’un telaşı da bu… Biz bu hamleyle, oyunu bozuyoruz… Rum tarafının şımarıklıkla bugünlere kadar getirdiği oyunu bozuyoruz… Kutunun dışına çıkıyoruz… Yeni oyun kuruyoruz… Rum’un kurduğu oyunu reddedip, kendi oyunumuzu kuruyoruz” şeklinde konuştu…

SİYASİ İRADE HEM KKTC HEM TC’DE MEVCUTTUR…

Sürecin ileriye götürülmesinde siyasi iradenin mevcut olduğunu anlatan Feyzioğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “TC ve KKTC tarafında siyasi irade oluşmuştur…    Temmuz’da Ankara’da yaptığımız toplantı sonrası Maraş’taki toplantıyı Eylül’de yapacaktık… Ama malum Türkiye gündemi yoğun… Ama Rum Yönetimi, İsrail, Mısır, Türkiye ve KKTC’yi Doğu Akdeniz’de çembere alma harekâtına girişti… İşte Maraş Açılımı bu çemberi kırmak için tam bir fırsattır dedik ve bunu hemen yapmalıyız dedik… Bu bir Milli Dava… Milli Davada siyasi parti siyaseti olmaz… Bütün siyasi parti liderlerine KKTC Başbakanı Sayın Tatar telefon etti… Buyurun gelin dedi… Pek çoğu da geldi… Başlangıçta bu toplantı çalıştay gibi düzenlendi…  Biz buradan dünyaya bir mesaj vermek istedik… Siyasi parti yönü yoktu… Üzüldünüz mü? Hayır… Biz bunlara alışığız… Hiçbir iş yapmazsan, hizmet yapmazsan, kimse bir şey söylemez… İsteyen herkes bugünkü muhteşem tablonun parçası olabilirdi… Kıbrıs Türk Halkı’nın 46 Yıllık hayalini gerçekleştirmeye en somut adımdı… Ayrıca, Türkiye ve Kıbrıs’ın çerçevelenmesine karşı stratejik bir adım atılması lazımdı… Bugün yapılması lazımdı; yarın değil… Hatta bir ay önce yapılması lazımdı…”

İZOLASYONLAR KIRILIP ATILMALI…

Türkiye Barolar Birliği Başkanı, Maraş’ın ekonomik değerine vurgu yaparken, getirilerine dikkat çekti.  

Feyzioğlu, “ Hemen burası İdlip… Kuzey Kıbrıs’ın Stratejik değerini, doğalgaz değerini görmezden gelebilir misiniz? Bütün bu değerler Kıbrıs Türkü’nündür… Ve Kıbrıs Türkü ile birlikte olma andı içmiş, kader birliği yapmış Türkiye’nindir… Kuzey Kıbrıs’ın geleceğine karar verecek olan Kıbrıs Türkü’dür… Başka kimse değil… TC ile KKTC arasındaki ilişki kader birliğidir… Maraş Kıbrıs Meselesi için koçbaşıdır… Maraş’ı çözdüğümüzü gördüklerinde, Rum Tarafı da bu kadar yıldır ne kadar büyük bir yanlış yaptığını da görecektir… Maraş bölgenin Singapur’u olacaktır… Ekonomiye ve tarıma büyük katkısı olacaktır… Birçok ülke ile ticari ilişki başlayacaktır… Siyasi tanınma arkasından gelecektir… Olaya ekonomik açıdan bakan çok sayıda ülke, BM’nin, AB’nin söylediğine bakmıyor… Bunlarla Kuzey Kıbrıs ekonomik ilişkiye girecektir… 1974’te Ada’da güvenliği sağladı… Şimdi sıra ekonomik refahın sağlanması…  Bütün izolasyonların kırılıp atılmasıdır…” dedi…

KKTC BANA MİRAS…

KKTC’nin kendisi için büyük manevi değeri olduğunu belirten Feyzioğlu, duygularını şöyle anlattı: “Maraş’ın Türkiye gündemine getirilmesine katkıda bulunduk… Biz Türkiye’nin en etkili bağımsız savunma kurumlarından biriyiz… İnsan Hakları ihlallerine karşı göğsümüzü siper etme ödevimiz var… Kıbrıs Türkü 46 yıldır Rum’un kitlesel insan hakkı ihlallerinin mağdurudur… 46 yıldır ambargolar altındadır…  Buna karşı savunma bizim işimizdir… Konu Türkiye Barolar Birliği ve başkanı olarak benim tarafımdan Türkiye gündemine taşınmaktadır… Ada’nın da günlük siyasi çekişmeleri içerisinde bazen bunların unutulduğunu görüyorum… Ben meselelerin asıl olanını gündeme getirmeye gayret ettim. Küçük çekişmelerin dışında kaldım… Cevap da vermedim… Hayır üzülmüyorum. Onlar siyaset yapıyor ben siyaset yapmıyorum… Benim bir tek derdim var Kıbrıs Türkü’nün geleceğine katkıda bulunmak. Ailem de bu yolda bütün hayatını verdi… Rahmetli babam… Bana bir mirastır… Benim iki vatanım var… Birisi nüfus cüzdanını taşıdığım Anadolu… Bir de kimlik kartını taşımadığım ama gönülden bağlı olduğum Kuzey Kıbrıs… İki vatanım var benim…”

ESENDAĞLI BENİM YAKIN DOSTUM…

Maraş toplantısı ile ilgili Kıbrıs Türk Barolar Birliği açıklamalarının hatırlatılması üzerine de Başkan Feyzioğlu, “Sevgili Başkan Hasan Esendağlı benim yakın dostumdur… Temmuz’dan beri planlama aşamasında kendileri vardı… Temmuz’da Maraş toplantısı mümkünse Maraş’ta yapılması kararı almıştık… Tüm sürecin içinde Kıbrıs Türk Barolar Birliği de vardı. Burası küçük bir ülke… Herkes herkesle yüz yüze… Bu da çok sempatik bir durum… Konu yanlış anlaşılıp, siyasi partilerce siyasileştirilince, Sayın Esendağlı da ben siyasete girmek istemiyorum dedi… Biz zaten istesek de siyasete giremeyiz… Buralı değiliz… Söz konusu değil… Ben Sayın Esendağlı’nın kararını çok büyük bir saygı ile karşıladım” yanıtı verdi.