Nabucco olmadı, şimdi sıra EastMed rüyasında

Nabucco olmadı, şimdi sıra EastMed rüyasında

Muhittin Özsağlam yazdı…

2002 yılında müzakere edilmeye başlanan ve 2010 yılında taraflarca onaylanan Nabucco projesi herkesin malumudur ki tarihe karıştı…

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa Birliği (AB) destekli bir proje olarak tasarlanan Nabucco, AB’nin enerji alanında Rusya’ya olan bağımlılığını kırmayı amaçlıyordu…

Türkmenistan’dan tutun da Irak’a ve oradan da Balkanlara uzanan Nabucco projesi hem finansal nedenlerden hem de güvenlik nedenlerinden dolayı hayata geçirilemedi… Rusya ve Türkiye arasında daha sonra mutabakata varılan, Türk Akımı projesi ise hayata geçirilmek üzere, öyle ki projenin deniz kısmı tamamlanmış durumda…

Türk Akımı projesi Balkanlara ve Orta Avrupa’ya hitap eden bir proje niteliğinde…

Geçtiğimiz günlerde Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs (Kıbrıs Cumhuriyeti) arasında EastMed üzerine anlaşmaya varıldı… Projenin yaşama geçirilmesi konusunda AB ve ABD desteği söz konusu ! Amaç Doğu Akdeniz havzasındaki hidrokarbon kaynaklarını İsrail-Kıbrıs ve daha sonra Yunanistan bağlantısıyla Avrupa’ya ulaştırmak, böylece enerji arzındaki çeşitlilikle Rusya’ya olan bağımlılığı gidermek veya azaltmak…

İlgili anlaşmaya göre ilk aşamada Levan havzasındaki hidrokarbon kaynaklarının Kıbrıs çevresindeki kaynaklarla birleştirilerek Girit’e aktarılması daha sonrasında da İtalya üzerinden Avrupa kıtasının geri kalan kısmına aktarılması ön görülmekte.
Image result for EastMEd

Projeye ilişkin 35 milyon Avro AB tarafından verildi… Bu parayla projenin fizibilitesi üzerine çalışmalar yapılması amaçlanmıştır… Projenin rekabet edebilirliği ve teknik uygunluğu konusunda çeşitli görüşler var…!

İlgili proje Gas Strategies’in web sayfasında ise eski coğrafyada ‘‘modern rüya’’ başlığıyla tanıtılıyor !

Projenin geliştirilmesinde IGI Poseidon SA (Depa SA’ya ait) ve Edison International Holding rol alıyorlar (Cyprus Mail Online, 20 Aralık, 2018).

Projenin çıkış noktası ve Yunanistan arasındaki mesafe 1900km ve yılda 10 milyar metreküp doğalgazın aktarımı öngörülmekte… (Cyprus Mail Online, 20 Aralık, 2018).

Kıbrıs ve Türkiye arasındaki mesafe ise malum… Bununla birlikte karada projelendirilen boru hattının maliyetinin ise daha düşük olduğunu herkes bilmekte…

3 ülke arasında yapılan anlaşmanın bir sonuca varıp varmayacağını ekonomik ve teknik açıdan söylemek için erken, ancak ilgili çalışmalar neticesinde karar vericilerin özellikle batı dünyasında devletler yerine çok uluslu şirketlerin-konsorsiyumların söz sahibi olduğunu unutmayalım !

Projenin siyasal anlamda bölgede gerilimi artıracağı kesin…

Proje aslında siyasal bir bildirge ve meydan okuma niteliğinde ! Atlantik merkezli bir politikanın ürünü !
Bu ürünün ortaya çıkmasında Anastasiadis ve Netanyahu ‘diplomatik’ bir ittifak içerisine girerlerken, Trump’ı memnun edecek Rusya ve Türkiye’yi kızdıracak bir duruma neden oluyorlar! Konunun Libya boyutuna hiç değinmiyorum !

Çipras ise hem Atlantik dünyasına uzak durmadığını, hem de Elen ulusal politikasının çerçevesinin dışına çıkmadığını göstermek mi istiyor? Böylece 2019 seçimlerine ilişkin yatırım yaptığını mı sanıyor? Sorularını da soramadan geçemeyiz…

Sonuçta yeni bir rüya, ancak bu rüyanın bölgesel ve küresel barışa bir katkısı olmadığı, bunun yerine gerilime neden olduğu bir gerçek..