Özdil Nami bakın ne diyor… Çarpıcı detaylar…

Özdil Nami bakın ne diyor… Çarpıcı detaylar…

Levent KUTAY-KIBRIS POSTASI

Talat – Papadopulos, Talat – Hristofyas süreçlerinde elde edilen mutabakatlara katkısı…

Akıncı ile Mont Peleranlar, Cenevreler, Crans Montana’lar…

Özdil Nami Kıbrıs müzakere süreçlerinde, işi imza noktasına taşımak için hayli çaba harcamıştır…

Son dönemde, kayda geçirilecek açıklamalarla, uyarı nitelikli anekdotlarla önemli tespitleri var…

İşte yine onlardan bir demet…

Buyurun okuyun…

Sınırların kapatılmasına en üst düzeyde tepki koymak gerekirdi. Rum tarafına bir daha böyle bir işe kalkışmaması için engel olmak lazım.

Rum tarafı üzerine diplomatik baskı kurmak şart…

2008 yılında açılışına katkı koyduğum Lokmacı Sınır Kapısına gittim. Çok üzüldüm hazin bir durum…

Kıbrıs sorunu devam ettiği sürece taraflar birbirini muhatap almıyor… Dolayısıyla iş birliği de olmuyor.

Seçimden sonra o makama kim oturursa otursun süreci yeniden başlatmalı.  Geçmişte yaşananlardan da ders çıkararak sonuç odaklı bir kurgu hayata geçirilmeli…

Müzakere masalarında artık dostlar alışverişte görsün durumuna düşmemek gerekir…

 Görüyorsunuz, bazen başladığımız noktadan daha da geriye düştüğümüz bir durum var…

Süreç kaldığı yerden devam etmeli ama Rum tarafı hayır derse Kıbrıslı Türklere ne olacağı en başından söylenmediği sürece sonuç alınamaz…

TC- KKTC bir strateji üzerinde çalışmalı federasyon veya statüko tercihinde Rum tarafının tercihi her zaman statükodan yana olacaktır…

TC – KKTC arasında diyalog kopukluğu devam ettirilemez…

Crans Montana’da son gece Anastasiadis “Sıfır asker sıfır garanti yoksa ben bunu halkıma satamam” dedi biz de buna karşı çıktık.

2 buçuk yıl sonra toplanan Berlin zirvesinde sadece “ Geçmiş mutabakatlar geçerlidir” açıklaması yapılmasını yetersiz buldum. Kaybettiğimiz eşeği yeniden bulmuş gibi olduk…

Yeni özel temsilci, yeni süreç başlatacak diye 2 yıl çabaladı bu hanım efendi. Genel sekreter yanlış isim atadı. BM süreci iyi yönetemedi. Sonuç odaklı çalışma yerine içerik tartışmasına girdi. Sorulan soruları bir daha sordu. Crans Montana’da zaten Rumlar bu sorulara hayır demişti. Dostlar alışverişte görsün…

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra konferans toplanmalı. Ama Sayın Tufan Erhürman’ın da dediği gibi öncesinde çok iyi bir hazırlık süreci gerekiyor.