Kutay’dan Akıncı’ya sert çıkış: ‘”Hayaller Tayyip, gerçekler Yasemin…’

Kutay’dan Akıncı’ya sert çıkış: ‘”Hayaller Tayyip, gerçekler Yasemin…’

Levent KUTAY-KIBRIS POSTASI

COVID-19 Salgını nedeniyle, ülkeler halklar arasında işbirliği ve dayanışmanın anlamını her geçen gün daha iyi kavrıyoruz…

Mevcut şartlarda, yardımın kimden ve nereden geldiğinin çok da ehemmiyeti kalmıyor…

Yıllara dayanan ülkesel çekişmelerin, diplomatik krizlerin, siyasi ya da millet rozetinin sorgulanmadan yardımların kabul gördüğü, karşılığında da bir teşekkürle nice gönüllerin alındığı günleri yaşıyoruz…

KKTC gibi, olanakları kısıtlı, yönetsel sorunlara sahip bir yapının da gelecek yardımla ilgili “kimlik” ya da “bayrak” gibi olgulara takılıp kalma lüksü pek olmasa da, bunun üzerinden siyaset yapmanın da etik olduğunu düşünmediğimi buraya açıkça yazayım…

Gelgelelim…

Türkiye Cumhuriyeti’nden gelen yardıma nazare yaparcasına, belki de bir daha ertelenecek bir seçimi kaybetme paniği, argümansız kalanları daha bir agresif yapıyor…

Unutmayalım…

Türkiye Cumhuriyeti’nin bize medikal yardımına paralel maddi yardımının her geçen gün hayati önem kazandığını, ben değil, bizzat ekonomistler mütalaa ediyor.

Neredeyse, yaprak kıpırdanmayan ekonomik çarkların dönmesi için esnaf, iş insanı, kamu, özel sektör ve tabii ki hükümet, Türkiye Cumhuriyeti’nden gelecek maddi yardımı bekliyor…

Bizatihi kendisi de hayati bir süreçten geçen Türkiye’nin, güncel koşullar ışığında, kendi insanından kesip, KKTC’ye yapacağı yardımın, geçmiştekilere oranla hayli büyük değere ve yaşamsal öneme sahip olduğu, vatandaş kadar, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı sözde “dik duruşcuların” da malumudur…

Peki bu yardım en çok kimleri rahatsız ediyor, kimlerin uykusunu kaçırıyor, kimleri içinden geçilmekte olan insani krize rağmen toplum mühendisliği yapmaya zorluyor?

Sadece ve sadece Guardian Gazetesine, fütursuzca, halkın geleceğinden çok kişisel hesaplarla verilen mülakatın fikir mimarları ile savunanları…

Romalı muzaffer komutan edasıyla dile getirilen, “Tayyip çıksın konuşsun; seçim banko” diye salt Türkiye Cumhuriyeti üzerinden hesap kitap edilen propaganda, güncel koşullarda, ne yazık ki duvara tosladı…

Tayyip üzerinden toplumu germe siyasetinin anlamı kalmadı…

Covid krizi, siyasi yapıyı altüst ededursun, belki de seçimde kartların yeniden dağıtılmasına yol açacak…

Güney Kıbrıs’tan gelen yardıma değil kişisel tepkim…

KTÖS’ün “Türkiye Cumhuriyeti zaten yardım yapmıyor” diye çemkirmesinden 1 saat sonra “ Nikos’la telefonda konuştuk. Bize ilaç verecek” siyasetinedir…

Argüman kalmamıştır, mağdur edebiyatının anlamı da…

Yasemin Öztürk, eleştiriyi nereden yapacağını bilmedi…

Buna karşılık, linçe karşı olduğunu iddia eden Akıncı’nın yandaşlarının, Yasemin Öztürk için kullandığı sözlerini tek tek derledim:

“Yerleşik, işgalci, cahil, ithal, embesil, insan olamaz, beyinsiz”

Guardian’a demeç verip Tayyip’i beklerken, Yasemin’den medet ummak da varmış kaderde…

Güzel bir hafta olsun…