KKTC’de ‘TL eridi Euro verin’ solculuğu!..

Kıbrıs Postası yazarı Vatan Mehmet’ten çarpıcı ‘solculuk’ yazısı…

Vatan Mehmet

Antiemperyalizm yoksa Sol da yoktur.

Amentü bu.

Ama bizim Solcuları anlamak zor. Çünkü emperyalizm konusunda ciddi bir kafa karışıklığı içindeler.

Sanki konu zor anlaşılır, girift bir mesele…

Globalist misin azizim?

Üç tezahürünü meth ile yücelteceksin;

Sokrates’i idam eden ve hala Demos’tan yoksun olan “Demokrasiyi”…

Bazı milletlerin bazı zümreleri için geçerli olduğu tescilli “İnsan Haklarını”…

Ve bildin geriye ne kaldı!

“Serbest Piyasayı”…

**

Türk Solu, Türk Sağı’na anti emperyalizmi hediye etti, denir.

Etti etti de bizim Solcuların kafası neden bu denli karışık…

Tutarlı bir anti-emperyalist çizgide olabilmek, öncelikle özel mülkiyete ve dolayısıyla burjuvaziye ve kapitalizme karşıtlıktan geçmiyor mu?

Emperyalizm dediğimiz şey, doğrudan kapitalizmle ilgili değil mi?

Hidrokarbonlu çözüme inanmak ne o halde mesela Kıbrıs’ta…

Hadi anladık inandın, safsın.

Savunmak ne!

Bu milli serveti uluslararası şirketlere peşkeş çekelim demek değil de ne demek!

Solculuk ne vakit ehveni şer terazi tartıyor?

Maraş’ı açalım inşaat yapalım, otel dikelim Solcu’luğuna hiç girmeyeceğim!

Çünkü utanırım.

Bir ideoloji ancak Kıbrıs’ta ve Kıbrıs meselesinde bu denli Frankeştayn-laşabilir.

**

Federal kelimesinin geçtiği yerde Amerikan hâkimiyeti var demektir hem.

Yani bir yer federalse orayı Amerika yönetiyor demektir.

Bu şaşmaz ve tek istisnası yoktur.

İspanya’da 80’de kral ülkesine dönebilmek için Beyaz Saray’la anlaşıp da federal olmadı mı?

Bu hikâyeyi bilmiyor musunuz?

Siz ne okuyorsunuz boş vakitlerde?   

Almanya Federal Cumhuriyeti, İkinci Cihan Harbinden sonra ABD, Birleşik Krallık ve Fransa kontrolü altındaki bölgede kurulmuş devletin adı değil mi?

Federal Kürt devletinin hamisi, sponsoru kim şu sıralar?

Bizim Solcular yani direk Amerikancı Kıbrıs’ta…

Federalden başka çare yok diyorlar.

Kıbrıs’ta masada BM parametrelerini mesela bizde en ziyade bizim Solcular vurgular ve kutsar…

Belki bunun şiirini bile yazmış birileri vardır aramızda.

Yahu BM, Kıbrıs’ta AB’ye karşı Amerikan blokajını temsilen Ada’ya yerleşmiş askeri ve diplomatik gücün adı değil mi?

Ayrılıkçılık…

Devlet Kurma…

Ulusal Soruna bakış meselelerine ve bu konuda tarihi tavırlara ne demeli?

Bizim Solcular, Anlaşmama Hakkı (Self-Determinasyon) denen şeyin Rus Solu’nun, bizzat Lenin’in himmetiyle icat edilmiş bir kavram olduğundan bile bihaber…

**

Kapitalizmin belli bir aşamasında sanayi sermayesi ile banka sermayesinin birlikteliği, kısaca mâli sermayenin oluşması ve her türlü sömürü ve saldırganlığı ulusal ölçekten uluslararası ölçeğe yayması demek değil mi?

Kısaca emperyalizm karşıtlığı sosyalist ideolojiyi savunan bir kişi ya da parti için hem içerideki sömürü ve saldırganlığa ve hem de emperyalist sömürü ve saldırganlığa karşı çıkmakla eş anlamlı olmak da mı değil?

Anlamadınsa bir daha okuyacaksın!

**

Bizim solcular ne yapıyor.

Döviz karşısında eriyen TL’yi bir lanetlemedikleri kaldı.

Anladık cebinde Philip Morris tütünüyle Kıbrıs’ta çözüme inanan Amerikancı bir Solcu, Frankeştayn usûlü bir yaratıksın da dövizden sana ne?

Dövizi de mi savunmak sana kaldı!

Sterlin, dolar karşısında ağlamaklığın, isyanın neye dayanıyor?

Sana ne oluyor…!

**

“TL eridi Euro verin” demediğin kalmıştı bir tek…

Bravaaa…

Onu da dedin!

Yani şu sıra ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı Çelik Birliği’nin gelişmiş kapitalist son adı olan AB’ye “gireriz” diye şantaj Solculuğu çekiyorsun.

Yahu sen antiemperyalist değil misin?